« The salt lake | Main | The End ??? »

June 12, 2005

Hilal

Ben Adanalıyım. Kentimde bu bombaların bulunmasını istemiyorum. Bir atom bombasının patlaması ihtimalinde bütün ailemi, akrabalarımı, arkadaşlarımı, geçmişimi kaybedeceğim. Ve eğer bu atom bombalarının Türkiye’den çıkarılmasına bir katkım olursa bu onlara hayatımda verebileceğim en güzel hediye olacak. Bu hediyeyi tüm Adana halkının, tüm insanlığın hakettiğini düşünüyorum.

Oysa bu yılın başında büyük bir üzüntüyle Adana’ya dönmüştüm. Greenpeace’de nükleer silahsızlanma için bir kampanyacı olmaya talip olmuştum. İlk ikiye kalmamama rağmen kabul edilen kişi ben olmamıştım. Görüşme yaptığım kişiler sonradan samimiyetle bana alınan kişinin küresel takıma daha uygun olduğunu ve daha iyi İngilizce konuştuğu için alındığını bildirmişlerdi. Ben de onlara Adana’da birine ihtiyaçları olduğu takdirde yardımcı olacabileceğimi söylemiştim.

Aslıhan Şubat sonunda beni aradı. Adana’ya gelmişlerdi. Birlikte İskenderun’a MV Ulla mitingine gittik. Kampanyayla Adana’da neler yapılabileceğiyle ilgili konuştuk. Daha sonra başka ziyaretleri de oldu. Bizde kaldı. Annemler artık onu uzun süre görmediklerinde özlüyorlar.

Elbette işe alınmadığım için 2001’den beri şu ya da bu şekilde bağlantım olan ve çalışmalarını hep takdir ettiğim Greenpeace’e küsecek değildim. O tarihten bu yana GP Türkiye ve GP Fransa üzerine Marmara üniversitesinde ve Paris EHESS’de iki tane tez yazdım. Halen doktora çalışmamın baş ekseninde Greenpeace bulunuyor. Bunları yaparken Greenpeace çalışanlarının araştırmalarıma olan katkılarını asla yadsıyamam.

Bugün Barış elçiliğinin her köşesinde emeğimin olduğunu bilmek beni gururlandırıyor. Biz dünya üzerinde atom bombası bulunan bir üsse en yakın Greenpeace grubuyuz. Burada yaşamaya başladığımızdan beri meraklı gözlerin düşman bakışlara, düşman bakışların yeniden meraka ve onaylamaya yavaş yavaş dönüşümünün her safhasında bulundum. Yaptığımız iş atomu parçalamaktan daha zor olduğu için olabildiğince özenli olmamız gerekiyor. Bugün buradaki amacımız dikkat çekmekten çok burada yaşayan insanların önce güvenini sonra da duyarlılıklarını kazanmak.

Diğer yandan, muhteşem bir ekip olarak çalışıyoruz. Mahir önceden harabe halde olan bu evi adam etmek için kısa sürede insan üstü bir çaba gösterdi. Sıcakkanlılığıyla soğukkanlılığını şaşırtıcı bir şekilde bir arada bulunduran Gülşah bize hızır gibi yetişmeden önce birara neredeyse umutsuzluğa bile kapılmıştık. Sonra Çağdaş, Ceyda, Özgül, Cenk yeri geldi bizimle boya taşıdılar, yeri geldi evin tabanını cilaladılar, basın toplantısında bizi yalnız bırakmayıp Adana’daki neferlerimiz oldular.
Ardından “Güzel insan” Bahadır’ın huzur veren desteğini gördük. Omar, Berend, Yentz, Randa, Philip, Stephanie, Jonathan ve Paula dil engeline rağmen buradaki halkla, Adana’yla ve çocuklarla çok sıcak ilişkiler geliştirdiler. Hatta artık çat pat Türkçe bile konuşuyorlar. Meldacığım da deneyimlerini bizimle koşulsuz paylaştı. Nahit imza toplamak konusunda hepimizden daha başarılı oldu. Daha ne olsun.

Elbette daha yapacaklarımız var. Asıl hedefimiz bu insanlık dışı bombaların buradan çıkarılmasıdır. Bunun için uğraşırken İncirlik sakinlerinin gelecekte yapacağımız herhangi bir faaliyette yanımızda olmalarını, bizi desteklemelerini istiyoruz. Biz buradan kovularak değil mesajımızın benimsendiğini gösteren barışçıl selamlarla uğurlanarak ayrılmak istiyoruz.

Nükleer silahlardan arındırılmış bir dünya ümidiyle..

Posted by Omar at June 12, 2005 08:46 AM

Comments

hi;l`m ILKER from vienna a turkish-adanian &who lived until 1990 in incirlik and at my destinations in turkey l mean in Adana stay in incirlik too,cause my family lives there.It was really wondering for me as l visit the internet & wanted to search about incirlik l saw urs declaration and it suprised me to know that u haved a protest against "atombombs"in incirlik and because of this Lthank u all from my innest side of my heart & stay all haelty &keep the ears higher :-) with best wishes urs ILKER from VIENNA-ADANA-incirlik

Posted by: ilker at November 1, 2005 07:30 AM

Post a comment





Remember Me?