« Breaking the ice | Main | Bombaların gölgesinde Gençlik Bayramı / Youth Day under the Shadows of the Bombs »

May 18, 2005

Time for Tea / Çay zamanı

Well, finally we have some time after the hectic press conference.

After the conference local people were a little bit reluctant to come to talk, so we went out to search and invite them. Our first guests were children, as usual. They found us, and especially the missiles very interesting.

Today we decided to go further in the village for exploring their interest on the issue. We met with shop owners and one of them happened to be a relative of the Mayor of Incirlik. We gave mayor a call to talk about nuclear weapons and Mayors for Peace. He was not available for now, but we will keep talking to him.

Then it was tea time! We had some neighbours visiting us, we drank tea and had a chat about life in Incirlik. They did not want their pictures taken and were not sure whether they would come in to our embassy. We managed to bring some of them in and talked to them about A-bomb and its effects, with others we continued talking over the window.

Basın toplantısından sonra bugün İncirlik halkı ile konuşma için zamanımız oldu. Basın konferansından sonra bizimle ne konuşacakları konusunda biraz tedirgindiler. Bu durumda onları bulmak ve davet etmek bize kalıyordu. İlk konuklarımız, beklediğimiz gibi, çocuklar oldu. Bizim ve füze maketlerimizin çok ilginç olduğuna karar vermiş olmalılar ki, günlerdir yanımızdan ayrılmıyorlar.

Bugünden itibaren İncirlik halkını nasıl bilgilendireceğimizi araştırırken, Belediye Başkanı'nın yakın bir akrabasıyla tanıştık. Aklımızdaki ilk adım, bilgilendirmelerimizi belediye çalışanları ve çevresiyle sürdürmek oldu. Hemen belediye başkanını arayıp kendisinden nükleer bombalar ve Barış için Belediye Başkanları (Mayors for Peace) konusunda bilgi vermek için randevu istedik. Bugün için uygun değildi; ama daha sonra kendisine ulaşabileceğimizi öğrendik.

İncirlik’te yaşayan insanların yazılı ya da görsel basını takip etmiyor olmaları ve daha önce Greenpeace ile yasadıkları farklı deneyim, bize kaygıyla yaklaşmalarına neden oldu; fakat biz, gerek yaptığımız alışverişler, gerek ziyaretlerimiz esnasında onların yanında olduğumuzu söyledik ve nükleer bombaların yarattığı tehlike hakkında sohbet ettik.

Öğleden sonra ise çaya komşularımız geldi. Fotoğraflarının çekilmesini istemediler. İçeri girmenin doğru olup olmadığından emin olamıyorlardı. Bazılarının içeri girmesini sağladık, diğerleri ise pencereden konuşmaya devam ettik.

Posted by Aslihan Tumer at May 18, 2005 10:37 PM

Comments

Post a comment





Remember Me?