<?xml version="1.0" encoding="utf-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom">
    <title>Energy Revolution - a Greenpeace climate change blog in Turkish</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/" />
    <link rel="self" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/atom.xml" />
   <id>tag:weblog.greenpeace.org,2008:/energyrevolution/tr//186</id>
    <link rel="service.post" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186" title="Energy Revolution - a Greenpeace climate change blog in Turkish" />
    <updated>2007-12-25T13:58:30Z</updated>
    
    <generator uri="http://www.sixapart.com/movabletype/">Movable Type 3.33</generator>
 
<entry>
    <title>Noel Baba aktivist oldu :)</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/12/noel_baba_aktivist_oldu.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=7055" title="Noel Baba aktivist oldu :)" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.7055</id>
    
    <published>2007-12-25T13:01:17Z</published>
    <updated>2007-12-25T13:58:30Z</updated>
    
    <summary>Noel Baba kılığına giren tırmanışçıların, Greenpeace deposundaki devasa duvarın üstünde nasıl yürüdüklerini ve dans ettiklerini görmek için videoyu izleyin!</summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p>Greenpeace Almanya ofisini her zaman ayrı bir çılgın bulmuşumdur. En son G-8 eylemindeki muhteşem "boat-show"un ardından, dünkü ezber bozan noel kutlamalarıyla da bunu bir kez daha tescillediler. Tek farkı, bu eylemin hiç bir mesaj kaygısı gütmemesi ve tek amacının sadece eğlence olması. Noel Baba kılığına giren tırmanışçıların, Greenpeace deposundaki devasa duvarın üstünde nasıl yürüdüklerini ve dans ettiklerini görmek için videoyu izleyin!</p>]]>
        <![CDATA[<p><em>Hoh hoh hooo.. Yaşasın aktivist Noel Babalar!</em></p>

<p></p>

<p><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/OqEvTCx--k8&rel=1"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/OqEvTCx--k8&rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object></p>]]>
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>Çalar saat eylem videosu!</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/12/8_aralik_oncesi_galatasaray_li.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=7004" title="Çalar saat eylem videosu!" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.7004</id>
    
    <published>2007-12-11T20:12:41Z</published>
    <updated>2007-12-11T20:33:33Z</updated>
    
    <summary>8 Aralık öncesi Galatasaray Lisesi önünde yaptığımız çalar saat eylemi haberi ve videosu</summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p>8 Aralık öncesi Galatasaray Lisesi önünde yaptığımız çalar saat eylemi haberi ve videosu Mynet'te:</p>]]>
        <![CDATA[<p><a href="mms://haberav.mynet.com/hv/eylem_calarsaat65.wmv">mms://haberav.mynet.com/hv/eylem_calarsaat65.wmv</a></p>

<p><embed src="mms://haberav.mynet.com/hv/eylem_calarsaat65.wmv"></embed></object></p>]]>
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>Dünya alarm veriyor! Peki ya sen?</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/12/dunya_alarm_veriyor_peki_ya_se.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=6974" title="Dünya alarm veriyor! Peki ya sen?" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.6974</id>
    
    <published>2007-12-06T12:47:07Z</published>
    <updated>2007-12-06T13:12:19Z</updated>
    
    <summary>8 Aralık&apos;ta, yani bu Cumartesi günü, Kadıköy&apos;de, binlerce insanla birlikte ve tüm dünyada aynı anda sesimizi birleştiriyor olacağız. Bekleriz!</summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p>8 Aralık'ta, tüm dünyayla aynı anda, bir miting yapılacak. İklim Değişikliği Küresel Eylem Günü Mitingi. İnsanın kendi eliyle yaratmış olduğu en büyük felaket olan iklim değişikliği tüm dünyanın ortak kaygısı haline gelmiş durumda. </p>]]>
        <![CDATA[<p>En son, online Habbo topluluğunun 50.000 genç katılımcıya yaptığı bir ankete göre, katılımcıların yüzde 74'ü, iklim değişikliğini ciddi bir problem olarak görüyor. Yüzde 56'sı, ki bu yaklaşık 28.000 kişi eder, iklim değişikliğini şu anda karşı karşıya olduğumuz en büyük sorun olarak görüyor. Yani, yüzde 46 oy alan terörizmi bile sollamış durumda.</p>

<p>Kyoto'yu imzalamayan sadece 2 ülke kaldı. Tahmin edin bunlar hangileri? Evet! Türkiye ve ABD. Avustralya bile geçenlerde Kyoto'yu imzalayacağını açıkladı. Bu hafta Bali'de, tüm dünya Kyoto sonrasında alınacak önlem ve atılacak adımları konuşuyor olacak. Ama biz hala Kyoto'yu tartışıyoruz. Daha ne kadar bekleyeceğiz?</p>

<p>Greenpeace olarak, 8 Aralık'ta, yani bu Cumartesi, Kadıköy'de, binlerce insanla birlikte ve tüm dünyada aynı anda iklim değişikliğine karşı sesimizi birleştiriyor olacağız. </p>

<p>Bekleriz!</p>]]>
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>DOLU DOLU ÖLÜM İLANI</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/11/dolu_dolu_olum_ilan.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=6820" title="DOLU DOLU ÖLÜM İLANI" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.6820</id>
    
    <published>2007-11-19T10:40:35Z</published>
    <updated>2007-12-14T10:22:28Z</updated>
    
    <summary>Hamuduyla götürelim eşrafından &apos;MODERN İNSAN’ı elim bir ekosistem kazası sonucu kaybettik.

Cenazesi bu yüzyılın son öğle namazını müteakip Kendim ettim, Kendim buldum Camii’nden kaldırılarak Tarih Tekerrürden İbarettir kabristanına</summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p>Enerji [D]evrimi Bloglarını yakından takip eden Osman, modern insanın bir ekosistem kazası sonucu ölümünü bakın nasıl ilan etmiş. Kendisine emeğinden ve karamizahından dolayı sonsuz teşekkürler. </p>]]>
        <![CDATA[<p><em><strong>Osman Yorgun tarafından,</strong> </em></p>

<p>“ Doluluk oranı %100” deyip, kıyıları, denizleri, cennet koyları kaybedenlerin biricik eşi<br />
“ Ateşle yaklaşma - Dolu” deyip, istikrarlı iklimi mahvedenlerin babası<br />
“ Doldur depoyu, fulle” deyip, bir kutup dolusu buzulu yok edenlerin dedesi<br />
“ Dolduruşa gelmem, önce para” deyip, doğayı ekonomiye feda edenlerin amcası<br />
“ Topraklar suya doysun” deyip, suyu ziyan edenlerin, toprağa yazık edenlerin dayısı<br />
“ Bardağın dolu tarafına bakalım” deyip, boş kalan kısmın, ekosistemin çöküşünü işaret ettiğini göremeyenlerin kadim dostu<br />
“ Dur, yapma, koru” deyip önüne çıkanlara, ağız dolusu küfür edenlerin çalışma arkadaşı</p>

<p>Doğayı korumak için yapılan her türlü düzenlemeye, antlaşmaya, protokole karşı Hayır – Sever</p>

<p>Ömrünü küpünü ve/veya cebini doldurmaya adamış, dolduruşa gelmeyen</p>

<p>Hayatı dolu dolu yaşamış</p>

<p>FOSİL YAKUT Holding Yönetim Kurulu Başkanı</p>

<p>Hamuduyla götürelim eşrafından 'MODERN İNSAN’ı elim bir ekosistem kazası sonucu kaybettik.</p>

<p>Cenazesi bu yüzyılın son öğle namazını müteakip Kendim ettim, Kendim buldum Camii’nden kaldırılarak Tarih Tekerrürden İbarettir kabristanına defnedilecektir.</p>

<p>Allah rahmet eylesin</p>

<p>Çocukları<br />
Aman petrol, Canım petrol, Eninde petrol, Sonunda petrol<br />
(Arzu edenlerin çelenk göndermek yerine, okunmuş, 95 oktan kurşunsuz benzin dolu bidon göndermesi rica olunur)<br />
</p>]]>
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>Nefes nefese ağaçlar</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/11/nefes_nefese_agaclar.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=6768" title="Nefes nefese ağaçlar" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.6768</id>
    
    <published>2007-11-09T10:09:28Z</published>
    <updated>2007-11-09T10:12:39Z</updated>
    
    <summary>Ağaçlar tek başlarına bütün karbondioksiti ememezler.</summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p>Ağaçlar tek başlarına bütün karbondioksiti ememezler. Küresel ısınmayı durdurmak için karbon salımlarımızı azaltmalıyız.</p>

<p><object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/CLNqDMx1p6Y&rel=1"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/CLNqDMx1p6Y&rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object></p>]]>
        
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>3650 gün...</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/11/3650_gun.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=6767" title="3650 gün..." />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.6767</id>
    
    <published>2007-11-09T09:59:17Z</published>
    <updated>2007-11-09T10:02:28Z</updated>
    
    <summary>dünyayı küresel ısınmadan kurtarabilmemiz için sadece 3650 gün kalmış. Bana göre bu çok iyimser bir tablo.</summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p>Youtube'da göz gezdirirken bu harika videoyu buldum. Gerçekten çok etkileyici yapmışlar. Videoya göre dünyayı küresel ısınmadan kurtarabilmemiz için sadece 3650 gün kalmış. Bana göre bu çok iyimser bir tablo.</p>

<p><br />
<object width="425" height="355"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/_MUybP3PG2c&rel=1"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/_MUybP3PG2c&rel=1" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="355"></embed></object></p>]]>
        
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>Türkiye, kuraklık, iklim</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/10/kuraklik_sempozyumu.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=6733" title="Türkiye, kuraklık, iklim" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.6733</id>
    
    <published>2007-10-31T11:23:03Z</published>
    <updated>2007-10-31T11:41:09Z</updated>
    
    <summary>kuraklık, dünyada afetler sıralamasında ilk sırada olmasına rağmen ülkemizde konuyla ilgili herhangi bir yasal düzenleme bile yok. Afetlere karşı risk yönetimi yerine, kriz yönetimi anlayışını benimseyen ülkemizde afet olmadan</summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p><em>Fatih tarafından,</em></p>

<p><em>”Konferans salonunun akkor ampüllerini enerji tasarruflu ampüllerle değiştirerek <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/harekete-gecin"><strong>hemen başlayabiliriz</strong></a> bu işe. Böylelikle bizden sonra bu salonu kullanacak kişiler de bu salonda <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/iklim-de-i-imi"><strong>iklim değişikliği</strong></a> konferansı yapıldığını fark ederek, değişime kendilerinden başlayabilecekler.”</em></p>]]>
        <![CDATA[<p>Bu sözler, 27-28 Ekim tarihlerinde İTÜ Maçka Sosyal Tesislerinde <strong><a href="http://www.yesiller.org/">Türkiye Yeşilleri</a> </strong>ve Alman <a href="http://www.boell-tr.org/tr/default_tr.aspx?pgid=0&mid=0&lng=tr"><strong>Heinrich Boll Stiftung Derneği</strong></a>’nin birlikte düzenlediği, İklim Değişikliğinin Türkiye Üzerinde Etkileri: Susuzluk, Kuraklık ve Tarımda Yaklaşan Kriz konulu Kuraklık Sempozyumu’nda, Birlikte Neler Yapmaliyiz? başlıklı forumda <a href="http://www.rec.org.tr/"><strong>REC</strong></a> İklim Değişikliği Proje Yöneticisi Yunus Arıkan tarafından dile getirildi.</p>

<p>Akademisyenlerin, sendikacıların, STK temsilcilerinin ve meslek odası temsilcilerinin katıldığı sempozyumda, sanılanın aksine su fakiri olan Türkiye’nin, olumsuz etkileri görülmeye başlanan  Küresel <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/iklim-de-i-imi"><strong>İklim Değişikliğine</strong></a> karşı ne kadar mücadele ettiği ve olumsuz etkilerine karşı ne durumda olduğu bütün boyutlarıyla ele alındı.</p>

<p>Yazık ki, ülke olarak hiç de iyi durumda olmadığımız bilimsel olarak ifade edildi. Orta enlemde yer alan Türkiye, yarı-kurak bir iklime sahip olmasına, küresel iklim değişikliğinden en erken ve en etkili zarar görecek bölge olan Akdeniz havzasının kuzeyindeki ülkelerden İspanya ile birlikte ilk sırada yer almasına rağmen, en önemli küresel çözüm olan <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/huekuemetler/kyoto"><strong>Kyoto Sözleşmesi</strong></a>’ni henüz imzalamış bile değil. Kaldı ki, Türkiye Kyoto’yu imzalasa bile 2012’ye kadar bir yükümlülüğü olmayacak. Yani denildiği gibi ağır ekonomik maliyetlerin altına girmemekle beraber, Türkiye’de sürdürülebilir yaşam için ilk adımlar atılmış olacak.<br />
 <br />
Iklim değişikliğinin en önemli sonuçlarından olan kuraklık, dünyada afetler sıralamasında ilk sırada olmasına rağmen ülkemizde konuyla ilgili herhangi bir yasal düzenleme bile yok. Afetlere karşı risk yönetimi yerine, kriz yönetimi anlayışını benimseyen ülkemizde afet olmadan harekete geçilmiyor. Afet gerçekleşmeden hazırlık yapmak gibi çalışmaları da kapsayan risk yönetimi ile afeti engellemek veya zararlarını azaltmaktansa, afet gerçekleştikten sonra kriz yönetimi ile insanlar çaresiz bırakılmakta. Oysa ülkemizde kişi başına düşen yıllık ortalama su miktarı dünya ortalamasının altında.<br />
 <br />
Sempozyumda kafamda soru işareti yaratan açıklamalar da yer aldı:</p>

<p>Örneğin; her gün İspanya’dan İngiltere’ye 290 ve yine her gün İngiltere’den İspanya’ya 300 ton patates ihraç ediliyormuş. Eğer patatesler bu mesafeyi yürüyerek katedmiyorsa ve bu patatesleri taşıyan araçlar petrol kullanıyorsa, cevap o kadar da uzak değil. Dünyadaki halihazırdaki fosil yakıt tüketiminin azaltmaya çalışmak yerine, neden kullanım teşvik ediliyor?</p>

<p>Dünyanın tahıl üretimi ortlaması, tüketim ortalamasından hep daha yüksek kaydedildiyse, neden hala açlık çeken 850 milyon insan var ve buna her yıl 70 milyon daha ekleniyor? </p>

<p>Su, herkesin faydalanabilmesi gereken temel bir hak iken, ihtiyaca dönüştürüldü ve şimdi metalaştırılmak isteniyor. Temel haklar özelleştirilebilir mi? Dünyada artık petrol tekelleri gibi su tekelleri oluşmaya basladı. Dünya nüfusunun % 67’si suya yeterli ve sağlıklı şekilde ulaşamıyor. </p>

<p>Peki ne yapmali?</p>

<p>Sempozyuma bu soryuya verilen cevap şöyle oldu: <br />
-Sera gazı salımlarını bir an önce azaltmak, mümkünse durdurmak.<br />
-Enerji verimliliğine ve yenilenebilir enerjiye önem vermek.<br />
-Enerji, ulaşım ve su politikaları oluşturmak.<br />
-Yerel üretime ve yerel pazara ağırlık vermek (böylece, ürünlerin ulaştırılması sırasında harcanan fosil yakıtlardan tasarruf etmek)<br />
-Sürdürülebilir tarıma destek vermek.<br />
-Kyoto’yu bir an önce imzalamak ve gereklerini yerine getirmek.<br />
-Havza bazında entegre su yönetimi yapmak.<br />
-<a href="http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/harekete-gecin/enerji-tasarrufunuz"><strong>Enerji tasarrufu</strong></a> yapmak.<br />
-Tüketim alışkanlıklarımızı değiştirmek.<br />
-3R kuralını benimsemek: Reduce (azalt), Recycle (geri dönüştürmek), Reuse (yeniden kullanmak)<br />
-Karar verme süreçlerine katılmak (Karar mercilerinden talepte bulunmak, bilgi edinme hakkımızı kullanmak) </p>

<p>Eğer küresel bir sorun varsa, çözüm icin yapılması gereken şey işe KENDİNDEN BAŞLAMAK, senin gibi düşünenlerin sayısını artırarak ÇOĞALMAK, TALEP ETMEK, <br />
YÜRÜMEK.</p>

<p>İkliminiz değişmesin.</p>

<p>Fatih TAŞKIRAN<br />
</p>]]>
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>Buzulların hatrını  sorun :)</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/10/buzullarin_hatrini_sorun.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=6723" title="Buzulların hatrını  sorun :)" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.6723</id>
    
    <published>2007-10-26T15:57:19Z</published>
    <updated>2007-10-26T16:58:15Z</updated>
    
    <summary>0049 893 791 40 58 nolu ceptelefonuna telefon ettiğinizde, Avusturya, Ötztal Alpleri&apos;ndeki Vernagtferner buzulunun çatlakları arasına yerleştirilen bir mikrofon sayesinde, küresel ısınma yüzünden erirken çıkardığı sesi canlı dinleyebiliyorsunuz. Söylentilere göre,</summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p><em>A Mobile Elegy - Bir Cep Telefonu Ağıtı</em> adında bir proje yapılmış. Proje size bir cep telefonu numarası veriyor. Tahmin edin bu numarayı aradığınızda kiminle konuşuyorsunuz: Buzullarla. Evet yanlış duymadınız: Buzullarla!</p>

<p><br />
<a href="http://callingtheglacier.org"><img src="http://callingtheglacier.org/pix/vernagt_call_me_tel_small.jpg"></a></p>

<p><br />
</p>]]>
        <![CDATA[<p>Venedik Bienali kapsamında gerçekleştirilen projede, 0049 893 791 40 58 nolu ceptelefonuna telefon ettiğinizde, Avusturya, Ötztal Alpleri'ndeki Vernagtferner buzulunun çatlakları arasına yerleştirilen bir mikrofon sayesinde, küresel ısınma yüzünden erirken çıkardığı sesi canlı dinleyebiliyorsunuz. Söylentilere göre, ses her geçen gün biraz daha şiddetli hale geliyormuş. </p>

<p>Ne dersiniz? Siz de buzulların derdini dinlemek ister misiniz?</p>]]>
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>Greenpeace radyoaktif madde buldu</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/10/greenpeace_ispanya_ofisinin_14.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=6692" title="Greenpeace radyoaktif madde buldu" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.6692</id>
    
    <published>2007-10-22T11:35:01Z</published>
    <updated>2007-10-24T08:28:39Z</updated>
    
    <summary>Greenpeace İspanya ofisinin 145.000 nüfuslu Huelva şehirinden yalnızca 500 metre uzaklıktaki El Tinto nehri yakınlarında verdiği radyoaktif güvenlik eğitimi sırasında, yüksek derecede radyoaktif bir madde olan sezyum bulundu. </summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p>Greenpeace İspanya ofisinin 145.000 nüfuslu Huelva şehrinden yalnızca 500 metre uzaklıktaki El Tinto nehri yakınlarında verdiği radyoaktif güvenlik eğitimi sırasında, yüksek derecede radyoaktif bir madde olan "sezyum" bulundu. </p>]]>
        <![CDATA[<p>1998 yılında İspanya hükümeti Acerinox kazasının ardından 7.000 ton radyoaktif atığı bölgeye gömmüştü. Bu kaza sonucunda radyoaktif maddeler Fransa, İtalya, İsviçre, Almanya ve Avusturya'ya kadar yayılmıştı. İspanyol hükümeti küllere nükleere atık muamelesi yapmayı reddetti ve dünya kamuoyuna tehlikeli radyoaktif maddenin güvenli bir şekilde bertaraf edildiğine ve çevreden tamamen izole edildiğine dair garanti vermişti.</p>

<p>Ancak bakın ne oldu? Bizim senelerdir yürüttüğümüz çabalarımıza rağmen, hükümetler hala radyoaktif maddelerle ve nükleer enerjiyle oyuncak gibi oynamaya ve binlerce hatta milyonlarca insanın hayatıyla oynamaya devam ediyorlar. </p>

<p>Greenpeace İspanya ekibi eğitimleri sırasında radyoaktif maddeyi bulamasalardı, dünya kamuoyu ve bölgede yaşayan binlerce insan, güvenlikte oldukları yanılgısıyla yaşamaya devam edeceklerdi. </p>]]>
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>Al Gore&apos;un iklim zaferi</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/10/al_goreun_iklim_zaferi.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=6688" title="Al Gore'un iklim zaferi" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.6688</id>
    
    <published>2007-10-19T14:14:09Z</published>
    <updated>2007-10-23T12:02:12Z</updated>
    
    <summary>Geçtiğimiz hafta da Nobel Barış Ödülü Hükümetlerarası İklim değişikliği Paneli (IPCC)&apos;ne ve Amerika&apos;nın eski Başkan Yardımcısı Al Gore&apos;a verildi.</summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p>Bir kaç hafta önce yapılan BM İklim Zirvesi'nde iklim değişikliğinin artık bir spekülasyon ya da olasılık olmadığı ve "gerçek" olduğu kabul edilmişti. Geçtiğimiz hafta da Nobel Barış Ödülü Hükümetlerarası İklim değişikliği Paneli (IPCC)'ne ve Amerika'nın eski Başkan Yardımcısı Al Gore'a verildi. Nobel gibi prestijli bir ödülün iklim değişikliği ile ilgili çalışmalara verilmesi, durumun artık küresel anlamda, resmi merciler tarafından ne kadar ciddi boyutlarda olduğunun kabul edildiğini ıspatlıyor. </p>]]>
        <![CDATA[<p>Al Gore uzun süredir iklim değişkliği ile ilgili yürüttüğü çalışmalarıyla dikkat çekiyordu. Özellikle "Uygunsuz Gerçek" adlı belgesel filmiyle aldığı Oscar Ödülü'yle küresel ısınmayı gündeme taşımakta çok büyük katkı sağlamıştı. </p>

<p>Umarız, bu ödülün Aralık ayında Bali'de yapılacak olan iklim toplantısında, hükümetlerin Kyoto Protokolü'nün 2012 sonrasında güçlendirilmesinde faydası olur. Ayrıca, ödülün eski bir Amerikan başkan yardımcısına verilmiş olması, sembolik olarak Amerika'yı bir an önce harekete geçmeye çağrıyor. <br />
</p>]]>
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>Bugün Blog Hareket Günü!!!</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/10/15000_blog_12000000_okuyucu.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=6672" title="Bugün Blog Hareket Günü!!!" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.6672</id>
    
    <published>2007-10-15T11:21:16Z</published>
    <updated>2007-10-15T12:26:06Z</updated>
    
    <summary>Herhangi bir kaza sonucunda, binlerce insan ölür, sakat kalır ve kalıcı hastalıklara yakalanırlar. Ayrıca radyoaktif etki nesilden nesile geçer ve prematüre doğumlara, engelli çocuklara ve erken ölümlere sebep olur. Japonya&apos;da bile daha bir kaç ay önce bu tür bir kaza olmuştur. Nükleer santraller, terörist saldırılar için bulunmaz hedeflerdir.</summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p><a href="http://www.blogactionday.org/tr"><img src="http://www.joyoge.com/img/konu/53701ef230a5100402a3.jpg"></a></p>

<p>Blog Hareket Günü nihayet geldi. Bugün tüm dünyadan 15.000 blogcu, 12.000.000'dan fazla okuyucuya "ÇEVRE" konusuyla ulaşıyor. Daha önce de belirttiğim gibi, bizim bugünden beklentimiz, Türkiye'deki bütün blogcuların Başbakan Erdoğan'dan <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/huekuemetler/kyoto"><u><strong>Kyoto Protokolü</strong></u></a>'nü imzalamasını talep etmeleri. </p>

<p><br />
</p>]]>
        <![CDATA[<p>Çünkü Erdoğan Kyoto Protokolü'nü imzalamamakta direttiği gibi, şimdi de nükleer santral yapımını hızlandırmakla meşgul. </p>

<p><a href="http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/nuekleer-enerji"><u><strong>Nükleer enerji</strong></u></a>nin zararları:</p>

<p>Nükleer enerji KİRLİ bir enerjidir. Nükleer santrallerde enerji üretmek için kullanılan uranyumun işlenmesi süreci kirli bir süreçtir.</p>

<p>Nükleer atıklar yüzbinlece yıl yeryüzünde kalır ve zehirli etkisi devam eder. Bunları güvenli bir şekilde depolamanın ya da yok etmenin hiç bir yolu yoktur.</p>

<p>Nükleer enerji PAHALI bir enerjidir. Santrallerin yapım, bakım ve söküm maliyetleri son derece yüksektir.</p>

<p>Nükleer enerji TEHLİKELİDŞR. Herhangi bir kaza sonucunda, binlerce insan ölür, sakat kalır ve kalıcı hastalıklara yakalanır. Ayrıca radyoaktif etki nesilden nesile geçer ve prematüre doğumlara, engelli çocuklara ve erken ölümlere sebep olur. Japonya'da bile daha bir kaç ay önce bu tür bir kaza oldu.</p>

<p>Nükleer santraller, terörist saldırılar için bulunmaz hedeflerdir.</p>

<p>Bu yüzden, Başbakan nükleer santral yapmaktan vazgeçmeli, yenilenebilir enerjilere yönelmeli ve Kyoto Prokolü'nü derhal imzalamalı. Daha temiz bir dünya ve <a href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/07/iklim_dostu_sehir_auroville.html"><u><strong>tamamen yenilenebilir enerjiyle yaşamak</strong></u></a> mümkün.</p>]]>
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>5 gün sonra &quot;Blog Hareket Günü&quot;</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/10/15_ekime_cok_az_kaldi.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=6652" title="5 gün sonra &quot;Blog Hareket Günü&quot;" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.6652</id>
    
    <published>2007-10-09T11:13:23Z</published>
    <updated>2007-10-09T12:02:50Z</updated>
    
    <summary>7900&apos;den fazla blog 20&apos;den fazla dilde ÇEVRE konusunda yazacak. Bu sayı her dakika artarken, Blog Hareket Günü tüm dünyada bir çok gazetede ve medya organında duyuruluyor. </summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p><a href="mailto:pakpinar@diala.greenpeace.org">Pınar'dan</a></p>

<p>15 Ekim'e çok az kaldı. Önümüzdeki Pazartesi 7900'den fazla blog 20'den fazla dilde ÇEVRE konusunda yazacak. Bu sayı her dakika artarken, <a href="http://blogactionday.org/tr"><u><strong>Blog Hareket Günü</strong></u></a> tüm dünyada bir çok gazetede ve medya organında duyuruluyor. </p>]]>
        <![CDATA[<p><a href="http://lifehacker.com/"><u><strong>Lifehacker</strong></u></a> gibi, dünyanın en çok okunan blogları harekete katılmış durumda. Ayrıca, <a href="http://www.unep.org/"><u><strong>Birleşmiş Milletler Çevre Programı</strong></u></a>, Opera Topluluğu ve Reddit sosyal portalı da Blog Hareket Günü'nü duyuruyorlar. Sizlerden gelen yorumlar ve katılım oldukça heycan verici. Haydi, 15 Ekim'de hep birlikte sesimizi duyuralım.</p>

<p>15 Ekim'de Başbakan Erdoğan'dan <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/huekuemetler/kyoto"><u><strong>Kyoto Protokolü</strong></u></a>'nü imzalamasını talep edelim!</p>

<p>Blog Hareket Günü'nün son videosu:</p>

<p><object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/8KqxEjIoTlM"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/8KqxEjIoTlM" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object></p>]]>
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>Kutup ayısı neden tıraş olur?</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/10/kutup_ayisi_neden_tiras_olur.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=6648" title="Kutup ayısı neden tıraş olur?" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.6648</id>
    
    <published>2007-10-04T12:05:47Z</published>
    <updated>2007-10-05T16:09:25Z</updated>
    
    <summary>Bir Kutup ayısı sizce neden tıraş olur? a) İş görüşmesine gideceği için b) Romantik bir akşam yemeği için c) Askere çağrıldığı için d) Şekil olsun diye VEYA :)...</summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p>Bir Kutup ayısı sizce neden tıraş olur? </p>

<p>a) İş görüşmesine gideceği için<br />
b) Romantik bir akşam yemeği için<br />
c) Askere çağrıldığı için<br />
d) Şekil olsun diye</p>

<p>         <br />
VEYA :)</p>]]>
        <![CDATA[<p></p>

<p><br />
<object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/EPQSqAdmmSU"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/EPQSqAdmmSU" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object></p>

<p><br />
</p>]]>
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>15 Ekim Blog Hareket Günü</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/09/15_ekim_blog_hareket_gunu.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=6638" title="15 Ekim Blog Hareket Günü" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.6638</id>
    
    <published>2007-09-28T14:45:28Z</published>
    <updated>2007-10-04T13:04:46Z</updated>
    
    <summary>15 Ekim günü Türkiye&apos;deki bütün blogcular Başbakan Erdoğan&apos;dan Kyoto Protokolü&apos;nü imzalamasını talep etse nasıl bir etki yaratırız?</summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p><em><a href="mailto:pakpinar@diala.greenpeace.org"><strong><u>Pınar</u></strong></a>'dan</em></p>

<p><a href="http://www.blogactionday.org/tr"><img src="http://www.joyoge.com/img/konu/53701ef230a5100402a3.jpg"></a></p>

<p>15 Ekim'de tüm dünyadan binlerce blogcu tek bir konuda yazacaklar - ÇEVRE. </p>]]>
        <![CDATA[<p>Şu ana kadar toplamda 3.8 milyon okuyucuya hitap eden yaklaşık 6000 blogcu harekete katıldı. Bu hareket dünyada <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/harekete-gecin"><strong><u>sibereylem</u></strong></a>in ulaştığı nokta açısından çok önemli. Teknoloji bizi her geçen gün biraz daha siber ortama itiyor. Bu bazen insanları pasivize edebiliyor. Bazı iddialara göre, internet insanları asosyal yapıyor. </p>

<p>Bu hareket, sanal dünyanın gücünü göstermek açısından oldukça önemli. En güzeli de, seçilen konunun "çevre" olması. Şimdiden yaklaşık 4 milyon insanın 15 Ekim günü çevre konulu bloglar okuyacağını düşündüğümüzde, güçlü bir etki yaratılacağı kesin. Bu noktada blogcuların çevre konulu yazılarında, konuya nereden bakacakları önem kazanıyor. Düşünün bir kere, 15 Ekim günü Türkiye'deki bütün blogcular Başbakan Erdoğan'dan <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/huekuemetler/kyoto"><strong><u>Kyoto Protokolü</u></strong></a>'nü imzalamasını talep etse nasıl bir etki yaratırız? Ben, hepinizi 15 Ekim Blog Hareket Günü'nde Başbakan Erdoğan'dan insanlık tarihinde karşılaşılmış en büyük felaket olan küresel iklim değişikliğine karşı Kyoto Protokolü'nü bir an önce imzalamasını talep etmeye çağırıyorum.</p>

<p><object width="425" height="350"><param name="movie" value="http://www.youtube.com/v/WfO8mGjXoe8"></param><param name="wmode" value="transparent"></param><embed src="http://www.youtube.com/v/WfO8mGjXoe8" type="application/x-shockwave-flash" wmode="transparent" width="425" height="350"></embed></object></p>

<blockquote>"Bir gün bütün bloglar aynı konuda yazsalardı neolurdu?
"ÇEVRE"
Eğer birlik olursak, tartışma konularını değiştirebiliriz.
Bu yıl, tüm dünyadan blogcular ilk defa biraraya gelecekler
paylaşmak için
tartışmak için
önermek için
sorgulamak için
HAREKET için
tutkunuz her neyse
okuyucunuz her kimse
15 Ekim'de bize katılın
tek konu
tek gün
binlerce ses"</blockquote>]]>
    </content>
</entry>
<entry>
    <title>Küresel Hayvan Sömürüsü ve Küresel Isınma</title>
    <link rel="alternate" type="text/html" href="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/2007/09/kuresel_hayvan_somurusu_ve_kur.html" />
    <link rel="service.edit" type="application/atom+xml" href="http://weblog.greenpeace.org/cgi-bin/mv/mt-atom.cgi/weblog/blog_id=186/entry_id=6618" title="Küresel Hayvan Sömürüsü ve Küresel Isınma" />
    <id>tag:weblog.greenpeace.org,2007:/energyrevolution/tr//186.6618</id>
    
    <published>2007-09-24T16:40:02Z</published>
    <updated>2007-10-04T13:07:44Z</updated>
    
    <summary>PETA, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin en büyük sebebinin, hayvancılık olduğunu iddia ediyor. En güzeli de Bush’a yolladıkları mektup. Mektupta Bush’tan vejeteryan olmasını</summary>
    <author>
        <name>Pinar</name>
        
    </author>
    
    <content type="html" xml:lang="en" xml:base="http://weblog.greenpeace.org/energyrevolution/tr/">
        <![CDATA[<p><a href="mailto:pakpinar@diala.greenpeace.org">Pınar</a>'dan</p>

<p><a href="http://www.peta.org/"><strong><u>PETA</u></strong></a> (People for the Etichal Treatment of Animals – Hayvanlara Etik Müdahaleyi Savunan İnsanlar)’nın son kampanyası iklim değişikliği üzerine. PETA, <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/iklim-de-i-imi">küresel ısınma ve iklim değişikliğinin</a> en büyük sebebinin, hayvancılık olduğunu iddia ediyor. En güzeli de Bush’a yolladıkları <a href="http://blog.peta.org/archives/Letter_to_Bush.pdf#xml=http://www.petasearch.org/texis/search/pdfhi.txt?query=climate+change&pr=US+sites&prox=page&rorder=1000&rprox=1000&rdfreq=250&rwfreq=1000&rlead=1000&rdepth=62&sufs=0&order=r&cq=&id=46f7ae03d">mektup</a>. Mektupta Bush’tan vejeteryan olmasını ve Beyaz Saray’da verilen davetlerde sadece vejeteryan yemek ikram ederek, diğer bürokratlara bu konuda liderlik yapmasını talep ediyorlar. </p>]]>
        <![CDATA[<p>Olay her ne kadar mizahi görünse de, gerçek bir tarafı da var. Hayvan sanayisi <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/iklim-de-i-imi">iklim değişikliği</a>ne bir çok yönden sebep oluyor. <a href="http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/huekuemetler/birle-mi-milletler">Birleşmiş Milletler</a> Tarım Organizasyonu’nun konuyla ilgili raporu olan <a href="http://www.virtualcentre.org/en/library/key_pub/longshad/a0701e/A0701E03.pdf"><strong><u>“Çiftlik Hayvanlarının Uzun Gölgesi: Çevresel Olaylar ve Seçenekler”</u></strong></a>e göre durum, hayvanların geviş getirirken çıkardıkları ve atıklarında bulunan metan gazından tutun da, üretim sırasında kullanılan fosil yakıtlara kadar geniş bir perspektife yayılıyor. Küresel ısınmaya en çok neden olan karbon dioksit (CO2), metan (CH4) ve nitrus oksit (N2O) gazlarının hepsi bu üretim sürecinde mevcut. Hayvanların solunum ve dışkılama sırasında çıkardıkları metan gazı oldukça güçlü bir etken. Rapora göre, nitrus gazı atmosferde oldukça küçük miktarlarda bulunmasına rağmen, ısıyı tutma konusunda karbon dioksitten 296 kat daha etkili ve atmosferdeki ömrü çok daha uzun (114 yıl). </p>

<p><img src="http://www.greenpeace.org/raw/image_full/turkey/photosvideos/photos/sitgreaves-milli-ormani.jpg"></p>

<p><em><strong>Fotoğraf: </strong>Sitgreaves Arizona Milli Ormanı: Ağaçların kereste için kesilmesi, orman alanının hayvan otlatmak için kullanılması ve  orman yangınlarının agresif bir şekilde söndürülmesinin sonucunda Sitgreaves ormanı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.</em></p>

<p>Otlak alan yaratmak için kesilen ormanların, gübre üretiminde ve hayvanların beslenmesi sırasında kullanılan fosil yakıtların, ürünlerin taşınması ve işlenmesi sırasında açığa çıkan karbon emisyonlarının da bu sürece etkisi gözardı edilemeyecek seviyede. 2050 yılına kadar, hayvansal ürün tüketiminin 2 katına çıkacağı tahminleri de gözönüne alındığında durum ciddileşiyor. Nitekim, hayvansal üretimin dünya genelinde iklim değişikliğine katkısı şu anda bile % 18 (sadece Brezilya’da % 60) ve rapora göre bu oran dünyadaki bütün ulaşım araçlarının katkısından daha fazla. </p>

<p><a href="http://www.vejetaryen.net/"><strong><u>Vejetaryen</u></strong></a>lik insanlar arasında her zaman uzun tartışmalara yol açmış bir konu. Özellikle etik tarafı kimi insanların kafasını meşgul edegeliyor. O insanlardan biri de benim. Bir vejetaryen olarak, olaya tarafsız kalamıyorum ve et yemekle iklim değişikliği arasında kurulmuş olan bu bağlantıyı şahsen oldukça etkileyici buluyorum. Tabi olayı sadece hayvan yememeye indirgemek yeterli değil. Hayvan deneyleri, hayvanların eğlence amaçlı kullanılması (sirkler, v.s.), hayvanlara karşı uygulanan şiddet ve her türlü sömürüye de iklim değişikliğinden bağımsız olarak karşıyım. </p>

<p>Doğayı bir bütün olarak ele aldığımızda, canlılara saygı göstermemiz gerektiği sadece etik bir kaygıdan çıkıyor ve bir zorunluluk haline geliyor. Çünkü, doğaya yolladığımız herşey bize geri geliyor. Olumlu yada  olumsuz...<br />
</p>]]>
    </content>
</entry>

</feed> 

