July 27, 2007

ATO ve Nükleer Hayaller

Pınar'dan

ATO (Ankara Ticaret Odası), son yayınladığı raporda, nükleer enerjiden bahsediyor. Raporun adı; “Nükleer Enerjide Acil Durum”. Raporda Türkiye’nin uranyum zengini bir ülke olduğu ballandıra ballandıra anlatılmış. Türkiye’yi nükleer enerji kurtaracakmış. Nükleer enerji sayesinde artık enerji konusunda dışa bağımlı bir ülke olmaktan kurtulacakmışız. Ayrıca, nükleer enerji bizi iklim değişikliğinden de kurtaracakmış.

Kendilerine soruyorum:

Acaba nükleer enerjinin ne kadar kirli bir enerji olduğundan haberleri var mı?

Nükleer enerjinin üretimi sonucunda çıkan nükleer etıkların bertarafının ne kadar sorunlu bir süreç olduğu, ve bu atıkların yüzbinlerce yıl boyunca yok olmadığından haberdarlar mı?

Avrupa’nın artık bu eski enerjiden kurtulmaya çalıştığını ve Avrupa’daki nükleer santrallerin patır patır kapatıldığını biliyorlar mı?

Çernobil’de olan kaza ve geçtiğimiz haftalarda Almanya ve Japonya’da olan nükleer santral yangınlarının, çizdikleri nükleer senaryoya göre, Türkiye için hiç de uzak ihtimaller olmadağının idrakındalar mı?

Türkiye gibi, komşusu bol, düşmanı bol, terörü bol bir ortadoğu ülkesinde, nükleer santrallerin, terörist saldırılar için bulunmaz bir hedef olduğunun farkındalar mı?

Türkiye’nin gümeş ve rüzgar zengini bir ülke olduğunun, bunların bütünüyle temiz, güvenilir, sürdürülebilir, hiçbir yan etkisi olmayan enerji kaynakları olduğu gerçeğini biliyorlar mı?

Bu sorulara cevapları “Evet” ise, neden hala bu oyunlara, bu nükleer aşklarına devam ediyorlar? Bu aşk bu kadar kör bir aşk mı?

İlgili diğer bloglar:

Nükleer Oyunlar-Ekonomik Korkular

İklim Değişikliği ve Enerji [D]evrimi Raporu

İlgili raporlar:

Nükleer Enerjinin Ekonomisi

Enerji [D]evrimi Raporu

Bağımsızlığımızı korumak için hiçbir şirket, devlet ya da politik partiden bağış ya da sponsorluk kabul etmiyor, sadece sizin gibi bireylerin desteği ile çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Enerji [D]evrimi'ne bağış yapın!


Bunu Paylaş


  delicious  StumbleUpon Toolbar  digg  furl  google  Technorati  - Get Comments on this post via Email



Yorumlar

merhabalar

Nükleer enerji söz konusu olduğunda hemen yenilenebilir enerji kaynaklarını gündeme getirmek ve bunları öne sürmek bence yanlış bir tavır, bu iki konu birbirlerinden ayrı şekilde ele alınmalıdırlar.

Yenilenebilir enerji kaynakları bu ülke için bir seçenek olmaktan çıkıp bir gereklilik haline gelmiştir, bu konuda hemfikiriz, ancak bu seçenek nükleer enerjinin alternatifi olarak düşünülmemelidir, aksine kendi başına ele alınmalıdır.

Nükleer santraller konusundaki gelişmeler ise belirttiğiniz gibi "patır patır kapanma" şeklinde olmamaktadır, daha geride bıraktığımız sonbaharda İngiltere, yeni nükleer santrallerin yapılması kararını almıştır, mevcutları kapatmak şöyle dursun...

Nükleer santrallere sahip olmak ve enerji ihtiyacının bir bölümünü bu yoldan karşılamak Türkiye için bir gerekliliktir de ayrıca. Çünkü bu teknolojiye hakim bilim insanlarına sahip olmak için bu teknolojiyi geliştirmemiz gerekir, Türkiye'ye bu teknolojiyi getirmemizin ardından bilim insanlarımıza bu teknoloji konusunda yardımcı olacak yabancı bilim insanları sayesinde, dünyada 60 yıldan fazla bir süredir geliştirilmekte olan bilgilere ülkemizinde sahip olması şansı yakalanacaktır.

Enerji gereksinimi, bugünün dünyası için stratejik bir öneme sahiptir, bunun bir örneğini de ABD'nin Ukrayna'ya yaptığı teklifte görebilmekteyiz; nükleer santral yapmayı planlayan Ukrayna'ya ABD'nin önerisi şu şekildedir: sizin nükleer santral konusundaki bütün teknolojik gereksinimlerinizi biz sağlayacağız, her aşamada yardım edeceğiz, üretim sonrası oluşan artıkları biz halledeceğiz, bununla beraber sizin sahip olduğunuz bu teknolojinin bütün aşamalarını denetleme yetkisine sahip olacağız...

Görüldüğü üzere ülkelerin iç işlerine karışma yolunda da bir araç olabilmektedir nükleer teknoloji.

Kısacası enerji kaynakları ve hatlarının kontrolü üzerine girişilen savaşları görmezden gelerek, ülkemiz için önemli olan bu teknolojiyi geliştirmemenin yersiz olduğunu düşünüyor, yenilenebilir enerji kaynakları ile beraber bu konununda özenle ele alınması gerektiğini savunuyorum.

Evet belki yenilenebilir enerji kaynakları bir alternatif olarak değil de gereklilik olarak sunulabilir.Fakat Nükleer Enerji hiç bir şekilde herhangi bir şeyin alternatifi yada gerekliliği olarak sunulamaz.Çünkü Nükleer Enerjinin bütün argümanları yalan ve yanlışlarla doludur. Bu yüzdendir ki İngiltere'deki Nükleer Enerji yönelimi Yüksek Yargı'nın hükümetin konuyu halkla uygun şekilde tartışmadığına hükmetmesi sonucu durduruldu. Buda bi şekilde insanların kandırılmaya çalıştığının en önemli kanıtlarındandır.

Bunun yanında Nükleer Enerjinin ucuz olması argümanı ise Avrupa'da 15 yıl aradan sonra(patır patır santral yapılmadığının kanıtıdır) Finlandiya'da yapımına başlanan ve yeni santrallar için model oluşturacağı umut edilen ilk 3. jenerasyon Olkiluoto santralinin kalite kontrolünde ardı ardına ortaya çıkan hatalar yüzünden bitim süresi 18 ay ertelenmesi ve 4 milyar dolarlık maliyetine 1 milyar dolar daha eklemesi sonucu çürümüştür. Bunun yanında daha ne gibi ek maliyetlerin geleceği belirsizdir.
Aynı zamanda alım garantisi, yatırım garantisi, vergi düşümü gibi sübvansiyonlar ile maliyetler daha da düşük gösterilmektedir.Çevresel maliyetlerin hesaba katılamaması ise işin en büyük işgüzarlığıdır.(Nehre geri verilen soğutma suyunun tarımsal verimliliği ve biyoçeşitliliği azaltması gibi)

Nükleer konusunda bilimsel gelişme için Nükleer Santraller yerine Nükleer Araştırma Merkezleri kurulması ise oldukça yeterlidir. Elbette Nükleer Enerjinin tam olarak kontrol altına alınmasını ve atıklarının çevreyi hiç bir şekilde kirletmemesini herkes ister ama bunun araştırılmasının yeri Nükleer Santraller değil Nükleer Araştırma Merkezleridir. Bu araştırmaları Nükleer Santrallerde yapmaya kalkarsanız Çernobil* gibi facialara davet çıkarmış olursunuz. Keza Nükleer kazaların büyük bir çoğunluğu teknoloji hataları yüzünden değil insan kaynaklı hatalar yüzünden oluşmuştur.

Bunun yanında Dünya ülkeleri için enerji üretimi ne kadar önemli ve gerekli ise enerjinin verimli şekilde kullanılması da okadar önemli ve gereklidir. Bu yüzden şuan için bu kadar kirli ve tehlikeli enerji üretimine yüksek miktarlarda para harcamak yerine günümüzde kullanılan cihazların yerini alacak yüksek verimlilikli cihazların araştırılıp geliştirilmesine olanak sağlayacak bir alpyapı hazırlanması bu ülke için çok daha yararlı olacaktır.

İktisadın en önemli felsefesi kıt olanakların en iyi şekilde kullanılabilmesini sağlamaktir. Yani Dünya'da bulabileceğiniz ve elde edebileceğiniz herşeyin bir sınırı vardır, mesele bu sınırlar dahilinde elinizdekini en iyi şekilde kullanabilmektir. Bu yüzden gelecek deli gibi enerji üretme yarışına girmekte değil daha az enerji tüketerek daha çok iş yapan makinaları icat etmektedir.

Hala Nükleer enerjinin bir tartışma konusu olması beni şaşırttı doğrusu.Bir Karadenizli olarak Nükleer enerjinin o uğursuz mirasını bi nebze yaşadığım için söylüyorum bunları.İsterseniz şöyle yapalım, ben size milyon dolarlar vereyim siz bana ailemden, dostlarımdan kaybettiklerimi geri getirin.Çözümü olmayan yollara saplandıktan sonra bir çıkış yolu aramak mantıklı olmasa gerek sanırım.


Öte yandan ABD nin Ukrayna için önerilerine gelirsek,ABD emperyalizminden Ukrayna'nın nasiplenmemesi imkansız olsa gerek.Bergama'da siyanürle altın çıkaran Eurogold'un Amerikan taşeronu bir şirket olduğunu hatırlatmadan da edemicem,ki bence bu hem doğal kaynakların sömürülmesinin hemde doğanın tahrip edilmesinin en somut örneğidir.Keza Global ısınmaya dair en büyük tehtit bugün itibariyle Amerika'dır (Sadece yayılan sera gazlarından bahsediyorum,ki aslında suç listesi bayağı uzun).Bundan dolayı Amerika'nın böyle bir projeyi sunması beni şaşırtmadı doğrusu.


Avrupa'dan gelen örneklerse bu işin vahimiyetinin anlaşılmadığını gösteriyor bence.Yanlış hatırlamıyorsam sadece Almanya 25-30 yıl gibi bir zaman zaafında Nükleer enerjiden vazgeçmeyi programına almış ülkelerden biri.

Merhaba belki yeri değil ama Enerji Devrimine bizim de bir katkımız olsun istedik evimizin bulunduğu yer de rüzgarlı olduğundan bir yel değirmeni yaptırmak, yapmak ya da kondurmak istedik. Evimizin yeri de çok müsait. Bu konuda yardımcı olabilir misiniz ? Nereden bilgi edinebiliriz.

Selam!

İklim değişikliği ve küresel ısınma konusunda okuyor, düşünüyor, üzerinde kafa patlatıyor, ve en önemlisi de harekete geçiyor olmamız çok önemli. Bu tür tartışmalar beni inanılmaz mutlu ediyor. Çünkü ancak bu tür paylaşımlarla ve beyin fırtınalarıyla bir yere varabileceğiz.

Yeşil Kalın!
Pınar.

Yorum Gönder





Beni hatırla?

(özelleştirmek için HTML etiketlerini kullanabilirsiniz)

SIK KULLANILANLARA EKLE!

Add to any service
Add to any service

Bu Giriş Hakkında

Bu sayfa, yayınlanan blogdan sadece bir giriş içermektedir. July 27, 2007 11:34 AM.

Bu blogdaki son gönderilen; Aynı Hükümet – Aynı İklim?.

The next post in this blog is Suçlu bulundu: İklim değişikliği!.

Tech Details


Powered by
Movable Type 3.33