May 21, 2007

Marangoz Kardeşliği Episode 5

Günlerden Pazar; dünya isimli gezegen güneş isimli yıldızın etrafında dönmekte, güneş doğudan doğmakta, marangoz kardeşliği güneşin doğuşunu bu ülkedeki herkesten önce görmektedir.

Gösteri toplumunun bitmek bilmeyen enerji açlığını doyurmak için harcanan zamanlarda, savaşlar çıkmakta, hava zehirlenmekte, toprak kirlenmekte, denizler ölmekte, yaşayan herşeyin hayatına tecavüz edilmekte, paralar harcanmakta, yalanlar söylenmekteyken, insan daha fazla iletişebilmek, daha uzaklara gidebilmek, daha güzel evlerde yaşayabilmek, daha çok tüketebilmek amacıyla hep daha fazla enerji kaynağı arayışındayken; marangoz kardeşliği her akşam ısınmak amacıyla Nuh'un Gemisi'nden artan tahta parçalarıyla ısınmakta, içme suyunu yüzlerce kilometre öteden değil, civar köylerden sağlamakta, geminin neredeyse tüm işini marangozların kullandığı el aletleriyle yapmaktadır.

Sabahın köründe zorla yatağından kaldırılan, zorla işe gönderilen, tüm haftayı hafta sonu tatilini bekleyerek geçiren modern insan, sabah dokuz – akşam beş cenderesinde kendi hikayesini yazarken; marangoz kardeşliği haftanın her günü, sabah yedide çalışmaya başlamakta, akşam yedi paydos saatinde elinde iş aletleri, mutlulukla çadırına dönmektedir.

Mümkün olan herşeyi ucuza getirme derdine düşen insan zekasının yarattığı soğuk florasan lambalar, şehirleri, evleri, odaları işgal etmiştir ve insanın gündelik hayatta ihtiyaç duyduğu estetik duygusunu tatmin edememektedir. Marangoz kardeşler bu günlerde, kamp ateşinin etrafında, insan yüzünün gerçek ışık altında ne kadar anlamlı olduğunu keşfetmekteler.

Dünya gezegeninde küresel ısınma olarak adlandırılan bir hastalık hüküm sürmekte; seller, fırtınalar, iklim değişimleri yaşanmakta, iklim mültecisi diye bir kavram zihinlere yerleşmekte, milyonlarca yıllık buzullar erimekte, okyanusların ısısı değişmektedir. Marangoz kardeşler kampta duşlar için su olmadığından on gündür banyo yapamamaktalar.

Kampta geçen günler boyunca, 2500 metrede, temiz havada, sabahtan akşama kadar fiziksel güç harcayarak çalışan kardeşlik üyelerinin her birinin fiziksel sağlık sorunları minimuma inmiştir. Her gün kampa gelerek iyi dileklerini belirten, bilgi alan, yardım eden, destek veren yerel halk, Cemal ve Ali abinin yaptığı muhteşem yemekler, sonuna kadar yardımlaşma, dayanışma ortamı sayesinde moraller daima yüksektedir ve iş hızla ilerlemektedir. Şu anda kampta sağanak yağmur vardır, işler durmuştur, yeterince yağmur keyfi yapıldıktan sonra çadırlara kaçılmıştır, yemeğin hazırlanması ve yağmurun dinmesi beklenmektedir.

Bu sırada dünya kendi etrafındaki dönüşünü bugünlük tamamlamakta , Ağrı dağına akşam inmektedir; günler Ağrı'da bu basit hayat içinde huzurla geçmektedir...


20 Mayıs 2007 – Ağrı'da, birinin bilgisayarının üstünde “Greenpeace – Politically Incorrect, since 1971” sticker'ını gördükten sonra, “ bakalım ukalalık yapmadan hissettiğim şeyi doğru ifade edebilecek miyim?” diye düşünürken...

Gözde


Bunu Paylaş


  delicious  StumbleUpon Toolbar  digg  furl  google  Technorati  - Get Comments on this post via Email



Yorumlar

Greenpeaca nuhun gemisi maketini yapiyor,peki Iğdır sınırımıza 15 km uzakliktaki ermenistanda eski sistemle calisan metzamor nukleer santrali ile ilgili neden İgdirda bir seyler yapmiyorsunuz ?

22 agustos 2006'da yapilan bir roportajdan aliinti:

‘Santral kapatılmalı’

Metsamor Nükleer Santrali’ne ilişkin konuştuğumuz Greenpeace Akdeniz Bürosu İklim ve Enerji Kampanyası Sorumlusu Hilal Atıcı, santralin dünyada ilan edilmiş en tehlikeli 10 santralden biri olduğunu belirtiyor.

Nükleer santrallerin hangi teknoloji ile yapılırlarsa yapılsın radyoaktif madde ve işlemler nedeniyle aşındığını ve kaza risklerinin arttığını kaydeden Atıcı, Santralin Çernobil gibi hatta daha büyük bir faciayı getirmesini büyük bir olasılık olarak değerlendiriyor.

Greenpeace Rusya bürosu tarafından yoğun çalışmalar yürütülmesine rağmen bir sonuç alınmadığını belirten Atıcı, “Ermenistan daha önceden yürütülen yanlış politikalar neticesinde ne yazık ki bugün bu santrale bağımlı. Yeni yatırımlar için bütçesi yeterli değil. Bu nedenle Ermenistan’ın yenilenebilir enerji yatırımları için kolları sıvaması gerekiyor” dedi.

Atıcı, Ermenistan’ın içinde bulunduğu durumun ‘enerji ihtiyacını karşılamak bahanesiyle’ nükleer santral yapmayı planlayan Türkiye’ye de ders olması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin vatandaşlarını korumak için dahi olsa Ermenistan’ı bu santralden kurtarmak zorunda olduğunu belirten Atıcı, “Bu ülkenin içine düştüğü acınası durumdan tek başına çıkmasını beklemek ve sadece baskı yapmak yeterli değil. Türkiye’de Ermenistan’a yardım eli uzatmalı. Çünkü orada olacak bir kaza sadece Ermenistan’ı değil Türkiye dahil çok büyük bir coğrafyayı etkileyecek” şeklinde konuştu.

Hicbir zaman yurutulen politikalarla uyusmadigimiz ve boyun egmedigimiz icin gormus oldugun cikartmayi cok anlamli buldum. Politik anlamda 'dogru' olsaydik Incirlik`teki 90 adet nukleer basligi, Metzamor`u, tehlikli gemi sokumunu, mavi yuzgecli orkinoslarin yokolusunu (ve bunlar gibi bircok hatayi) 1971`den beri ayakta alkisliyor olurduk.

Yorum Gönder





Beni hatırla?

(özelleştirmek için HTML etiketlerini kullanabilirsiniz)

SIK KULLANILANLARA EKLE!

Add to any service
Add to any service

Bu Giriş Hakkında

Bu sayfa, yayınlanan blogdan sadece bir giriş içermektedir. May 21, 2007 4:08 PM.

Bu blogdaki son gönderilen; Yüzümdeki Arı.

The next post in this blog is 8. Altdünyanın 5.Gündüzü.

Tech Details


Powered by
Movable Type 3.33