Ağrı Dağı’nda Karlar Nihayet Erirken…
Pınar Tarafından,
![]()
Koyluler kar toplarken
Kampta 4. gün. Gemi inşaası son sürat devam ediyor. Çatısı bitti. Kutlaması yapıldı. Bugün dış kaplaması eklenmeye başlandı. Sabah Kaitlin’i uğurladık. İstanbul’a döndü. 3 ay önce başladığı dünya turuna devam edecek. Dünya turunu anlatıyor bize. Bir gün nasıl ansızın içindeki bastırılamaz dürtüyle yollara koyulduğunu ve soluğu önce Tayland’da, ardından Hindistan’da ve şimdi de Türkiye’de aldığını anlatıyor. En yakın arkadaşı Mo, Susan Griffith’in “Dünya’da Yolunuzu Çalışarak Bulun” adlı kitabını satın alıyor. Dünya’nın çeşitli yerlerindeki organik tarım yapan tarlalarda çalışarak, seyahat edebileceklerini keşfediyorlar. WWOOF-Willing Workers On Organic Farms (Organik Tarlalar İçin İstekli İşçiler) adlı organizasyonla bu kitapta tanışıyorlar.
Sonra ver elini Tayland. Taylan’da gittikleri tarlanın sahibi 3 aylığına Bankog’a gittiği için, onlar da bir yetimhanede gönüllü olarak çalışıyorlar. Ardından da Hindistan’daki bir yetimhaneye geçiyorlar. Türkiye’ye geldiklerinde buradaki organik tarlaların uzun süreli işçiler aradıklarını duyup vazgeçiyorlar. İşte Kaitlin’le bu sayede İstanbul’da tanıştım. Ağrı Dağı Projesi’ni duyunca buraya gelmeye canattı. Projeyle ilgili olarak, daha önce amacı farkındalık geliştirmek ve dikkat çekmek olan bir projede çalışmadığını ve projenin öneminden ve çıkış noktasından dolayı bu projede çalışmaktan oldukça keyif aldığını söylüyor. Küresel ısınmayla ilgili olarak da ülkesi Amerika’dan bahsediyor. Hükümetinin artık savaş yerine, sürdürülebilir enerji kaynaklarına bütçe ayırması gerektiği fikrinde. Amerika’da sadece bir avuç şehirde toplu taşımanın tam anlamıyla çalıştığını ve diğer şehirlerde herkesin özel araç sahibi olduğunu söylüyor. Asıl iklim değişikliğine endüstrinin neden olduğunu fakat araçların da önemli olduğunu, çünkü bunun halkın hükümetten nispeten bağımsız olarak değiştirebilecekleri bir şey olduğu inancında. Iğdır’a uçakla gelmek yerine 43 saat trenle geldiğini ve bundan çok keyif aldığını, çünkü bu sayede Türkiye’nin büyük bir kısmını görme şansı olduğunu belirtiyor ve insanları mümkün olduğunca az uçak kullanmaya çağırıyor. Sabah uğurluyoruz Kaitlin’i. Türkiye’den sonra Yunanistan ve İtalya’daki organik tarım tarlalarında çalışmaya gidecek. Yolun açık olsun Kaitlin!
Kahvaltıdan sonra, belgesel ekibiyle birlikte atlıyoruz minibüse, çıkıyoruz Korhan Yaylası’na. Floranın da ötesine, karlı bölgelere doğru… Amacımız farklı bu sefer. Köylerine su ve elektrik gelmeyen köylülerin kar toplayışlarını çekmeye gidiyoruz. Topladıkları karları eriterek kullanma ve içme suyu elde ediyor köylüler. “Burada hayat çok güzel” diyor kamp bekçimiz Kemal, “Sadece suyumuz ve elektriğimiz yok.”
Kar toplayarak su elde eden ailelerden biri de Mustafa’nın ailesi. Onunla iklim değişikliği hakkında sohbet ediyorum. Bu yıl Ağrı’da kışın çetin geçtiğini, karların çok geç eridiğini, otlakların normalden daha geç çıktığını ve bu yüzden hayvanların iyi otlanamadığını söylüyor. Kışın tezek yakarak ısınıyor Mustafa’nın ailesi. Bu kışı çok zor geçirdiklerini de ekliyor.
Kampa dönüyoruz. Hem suyumuz, hem elektriğimiz var ve de hala vaktimiz! Yakında karlar belki hiç erimeyecek buralarda. O zaman Mustafa’nın ailesi kışı daha da çetin geçirmek zorunda kalacak, ya da belki çok az kar yağacak ve susuz kalacaklar. Dünya’yı kurtarmak için hala vaktimiz varken, sizi Rainer’ın dün bize okuduğu şiirle başbaşa bırakıyorum:
1-“Richtefeste”: Bir geminin inşasında, çatısının yapımı bittikten sonra marangozlarca yapılan geleneksel kutlama.
Hey Nuh, biz burdayız!
Bu kelimeler sana adandı
Merhaba, sevgili dostlar, sevgili konuklar
“Richtefeste” için gelmiş olanlar
Çatı bitti, resim berrak:
Yaklaşan sel için, bir gemi inşa ettik tekrar
Ey Nuh, belki burada durduğu gibi yüzmüyor
Ve belki de çok küçük
Ne kadar çevirirsen çevir
Ama o çoktan mesajını alıp
Dünya’yı gezmeye başladı bile
İklim değişikliğini getirmek için dile
“Hemen Harekete Geç!” onun mesajı;
Bitkilerin, hayvanların ve tüm insanlığın iyiliği için
Ortak gücümüze daima güvenerek,
Son kereste takılana kadar çalışmaya devam
Hey Nuh! Sayende, şimdi barış için bir işaret aldık
Bu yüzden, kutsansın bu gemi
Henüz altı olsada sadece kayalık
Şerefe!
Reiner Brumshagen

Yorumlar
sizlerle olabilmeyi cok isterdim gunlukleri okuyorum basarılar arkadaslar...
Posted by: sinem | May 21, 2007 9:55 PM
Yolunuz açık olsun arkadaşlar...Sizler bizleri ,bizlerde sizleri çok seviyoruz...
Posted by: dilek | August 12, 2007 3:49 PM