May 18, 2007

Ağrı Dağı’nda...

Pınar Tarafından,

Selam! Ben Pınar. 25 yıl önce doğmayı seçtiğim Dünya gezegenin, insan tarafından Türkiye adı verilmiş sınırları içinde, gezegendeki milyonlarca insan gibi senelerce fütursuzca yaşadıktan sonra bir gün Greenpeace Türkiye ofisinin köklü elemanlarından ve şu anda yönetim kurulu üyesi olan Melda’nın Topkapı Sarayı’nda küresel ısınmayla ilgili yaptığı bir sunumu dinledim, ve Dünya gezegeninin sandığımdan daha az ömrü kaldığını tüm duyu organlarımla dehşetle algılayarak soluğu Greenpeace’te aldım. Neden mi Greenpeace de başka bir Sivil Toplum Kuruluşu (STK) değil? Sezgisel çekilimimin dışında, bunun kişisel olarak önemsediğim en büyük sebebi Greenpeace’in tamamen bağımsız bir STK oluşu ve bu yüzden hiç bir devlet, politik parti, kurum ve şirketten bağış kabul etmemesi, sponsor istememesi ve tamamen kişilerin bireysel maddi, manevi destekleriyle ayakta kalması. Bundan böyle Gözde’yle birlikte Ağrı Projesi maceralarını blogda sizlerle paylaşıyor olacağım

Dün gece yarısı yol arkadaşım Serkan’la birlikte yaptığımız ve 2 gün süren bir yolculuğun ardından vardığımız Ağrı Dağı’ndaki çadır kampımızda bu sabah güne uyanmak muhteşem bir duyguydu. Gece tam olarak göremediğim detayları sabah ayrıntılı olarak gördüm ve insanın yakıp yıkma potansiyelinin yanında, yapma ve onarma potansiyelinin de ne kadar etkili olduğunu bir kez daha görmüş oldum. 2500m. yükseklikte neredeyse eksiksiz bir yaşam alanı inşa etmek ve var olmak... Ağrı Dağı manzarasında, tertemiz havayı içime çekerek sabah yogamı yapıyorum.

Kamptaki harika insanlarla tanışıyorum birer birer. Türkiye ofisinden tanıdığım Gözde, Oğuzhan, Oktay, Serkan, yaptığı dünya gezisi sırasında durakladığı İstanbul’da tanıştığım ve aramıza katılan Katelin dışında, Alman ofisinden; Reiner (usta marangoz), Sergeij(marangoz), Dagmar(marangoz), Michael(gemi yapımcısı), Timo(gönüllü), Jurgen(ses mühendisi), Wolfgang(kameraman), Sabine(yönetmen), Viena’da bulunan Greenpeace Avrupa Merkez ofisinden Gerwald(genel koordinatör), Rafael(gönüllü) ve yine Türkiye’li fotoğrafçımız Manuel’i tanıdığım, onlarla birlikte bu projede var olduğum için evrene teşekkür ediyorum.

Ağrı Dağı’nın tepesi karlarla kaplı. Yerli halktan duyduğumuza göre bu kış normalden çok daha karlı ve soğuk geçmiş. Buraya gelirken trene binmek için beklediğimiz Kayseri’de sohbet ettiğim bir Kayserilinin anlattığı fıkra aklıma geliyor:

“Günlerden bir gün Kayserilinin alacaklısı gelip parasını istemiş. Kayserili de ona pişkin pişkin cevap vermiş: ‘Söz sana! Erciyes’in karı eridiğinde sana olan borcumu ödeyeceğim.’ Erciyes Dağı Anadolu’nun en büyük dağlarından ve en önemli kayak merkezlerinden biri. İklim değişikliği etkisini bu derece göstermeden önce, karlar şehre kadar iniyormuş. Fakat şimdi, Erciyes’in en tepesindeki cüzi sayılabilecek bir miktar kar dışında, şehirde kar yok. Küresel ısınma, farklı bölgelerde farklı etkiler yapıyor. Ilıman iklim bölgeleri kuraklaşabiliyor, kurak yerler sular altında kalabiliyor. Şu bir gerçek ki, ekosistemin dengesi tamamen şaşmış durumda. Bir an önce gerekli önlemler alınmazsa, Nuh’un Gemisi’ne atlayıp, bu sefer uzayda kendimize yeni bir gezegen bulmamız gerekecek, ve o zaman ne uğruna savaşlar çıkan ve insanlar ölen petrol, ne de düşüncesizce tükettiğimiz lüks mallarımız bize yardım edebilecek. Sanırım, Kayserili parasını bir an önce denkleştirse iyi olur. Çünkü böyle giderse, Erciyes’teki bütün karlar eriyecek.

Başımı kaldırıyorum dağlara karşı. doğayı soluyorum, ve hiç bitmemesini diliyorum. Dünyanın sonu gelmesin. Bütün bu güzellikler kalsın öylece.


Bunu Paylaş


  delicious  StumbleUpon Toolbar  digg  furl  google  Technorati  - Get Comments on this post via Email



Yorumlar

anasayfadaki agridagina yapilan nuhun gemisi maketiyle ilgili haberde ığdır ilçe olarak gecmektedir Iğdırın il oldugunu belirtmek istiyorum..

Yorum Gönder





Beni hatırla?

(özelleştirmek için HTML etiketlerini kullanabilirsiniz)

SIK KULLANILANLARA EKLE!

Add to any service
Add to any service

Bu Giriş Hakkında

Bu sayfa, yayınlanan blogdan sadece bir giriş içermektedir. May 18, 2007 5:44 PM.

Bu blogdaki son gönderilen; Beş Dakkada Değişir Bütün İşler....

The next post in this blog is Flora ve Dünya’nın Geri Kalanı.

Tech Details


Powered by
Movable Type 3.33