8. Altdünyanın 5.Gündüzü
Pınar Tarafından,
Yeni bir güne uyabıyorum… Saat 06:30. Dışarıdaki muhteşem dağın günü selamladığını bilerek uyuyamıyorum. Çadırımdan dışarı çıkıyorum. Su tankına gidip, yüzümü yıkıyorum ve kendime harika bir fincan kahve yapıyorum. Hayat Ağrı’da çok güzel! Gemiye doğru bakıyorum. Tüm güzelliğiyle bana bakıyor; yarısı tamamlanmış; yarısı boş yarısı dolu hikayesinden ben yarısı doluyu seçiyorum ve gemiye doğru gidiyorum. Küçük tepeyi tırmanıp geminin içine giriyorum. Tam düşündüğüm gibi, metal bir merdiven geminin çatısına dayanmış beni bekliyor. Elimde kahvemle çatıya tırmanıyorum ve varolma rahatlığıyla oturuyorum… Manzara! Anlatmak için kelimelerin kifayetsiz kaldığı manzara. Solumda, karla kaplı Ağrı Dağı, sağımda irili ufaklı dağlar, tepeler, koyun sürüsü, çoban, alabildiğine yeşil tarlalar… Güneş bugün pırıl pırıl…Saat 07:00… 22 Mayıs 2007. Maya Takvimi’nde 8.Altdünyanın 5.Gündüzünün orta noktası. Beşinci Gündüz 24 Kasım 2006’da başlamış olan 260 günlük bir dönem. Maya Takvimi’ne göre, bu 260 günlük döngü, bütün evrim tarihinin en parlak döngülerinden biri olarak kabul ediliyor. Orta nokta ise, (ki o bugün) onun en tepe noktası.
Evrime, spiritüel, ekolojik ve içten bir selam veriyorum.
Kahvaltıdan sonra, video ekibi ve Erkut’la birlikte Ahmet’i ziyaret etmek için Doğu Beyazıt’taki Eli köyüne doğru yola koyuluyoruz. Video ekibi, Ahmet’in, projenin başında keresteleri Ağrı Dağı’na taşımamızı sağlayan atlarını çekmek istiyorlar. Eski adı Elena olan Eli köyü, tarih boyunca Urartular’dan Yunanlılar’a, İranlılar’a kadar bir çok medeniyete ev sahipliği yapmış. Kendine “Ağrı Dağı’nın Sahibi” ünvanını takmış olan Ahmet bu köydeki çiftliğinde toplam 12 ata sahip. 37 yıldır burada yaşıyor. Ahmet ve arkadaşlarıyla birlikte yediğimiz öğlen yemeğinden sonra atları görmeye gidiyoruz.
Erkut’a bana verdiği harika biyo kütle yani tezek dersi için teşekkür ediyorum. Dört çeşit tezek vardır. Kemre; yerden kazınarak elde edilen ve kalıplar halinde kurutulan bir tezek türüdür. Kasnak; varillerde kurutulup daha sonra daireler halinde kesilerek hazırlanan bir türdür. Fışkı; yuvarlak şekilde olan koyun dışkısıdır. Yavaş yandığı için, köylerde ekmek yapımında kullanmak için idealdir. Bizim bildiğimiz tezek ise, samanla karıştırılarak yapılan, kurutulmuş inek dışkısıdır.
Bir çeşit biyo-kütle olan tezek, küresel ısınmaya yol açmayan, temiz bir enerji kaynağıdır. (Küresel ısınmayla ilgili daha fazla bilgi için: http://www.greenpeace.org/turkey/campaigns/enerji/iklim-de-i-imi) Yine de, fazla önerilmeyen bir enerji türüdür. Çünkü, dikkatsiz kullanıldığında zehirlenmelere yol açabilir. Güneş ve rüzgar gibi modern, sürdürülebilir ve yenilenebilir enerji kaynakları, kullanım açısından daha güvenlidir.
Ağrı Dağı’nın altında, bir yığın kemrenin yanında, kahve-beyaz güzeller güzeli, eğersiz bir ata 5 saniyeliğine biniyorum. Ahmet bir dilek tutmamı istiyor. Atlar dilekleri gerçekleştirirmiş. Ağrı Dağı’nın altında, dünya güzeli bir atın üstünde, bir dere şarkı söylüyor yanımda, sessizce tutuyorum dileğimi. Atı öpüyoru ve ona teşekkür ediyorum.
Beşinci Gündüz’ün orta noktasında, sizler için Don Alejandro’nun bildirisinden bir bölüm(Don Alejandro, Maya öğretilerinin, görüşlerinin ve kehanetlerinin önde gelen bekçisidir. Guetemala Ulusal Maya İhtiyar Heyeti Meclisi Başkanı, Maya Takvimi sürdürücüsü, 13. kuşak Quiche Maya Yüksek Rahibi ve Amerika'nin Kitalararasi İhtiyar Heyeti Meclisi ve Ruhsal Rehberlerinin en kıdemli üyesidir. Aynı zamanda Maya Kültürü konusunda uluslararası bir okutmandır):
"Her renkten erkek ve kiz kardeslerim, 22 Mayis 2007'de elele tutusalim, birakin bunu yansitalim, hep beraber kendi kulturumuze, dinimize gore meditasyonumuzu yapalim, hepimizin uzerinde bizleri esit bir sekilde isildayan bir tek Gunesimiz var, bize hayat veren bir tek hava var, ictigimiz bir tek su var ve bu damarlarimizda kana donusuyor ve hepimiz Toprak Ana uzerinde yasiyoruz. O bizi doyurur, korur. Her renkten erkek ve kiz kardeslerim, hep beraber birlik olursak gucu elinde tutan yoneticiler, politikacilar, is adamlarina su mesajlari verebiliriz: savasa hayir, bombalara hayir, olumlere hayir. Hep beraber bir fark yaratabiliriz…Teknolojinin tum nimetlerinden faydalaniyor, her gun hayatimizi daha da kolaylastiran icatlar yapiyoruz ve hepimiz bunlari kullaniyoruz. Ancak bu nimetler icin ormanlarimizi yok ediyor, nehirlerimizi kurutuyor ve sularimizi kirletiyoruz. Ekinlerimiz hastalik kapiyor ve ekinleri yiyen hayvanlarimiz oluyor. Hepimiz bulasici hastaliklar tehdidi altindayiz ve bu hastaliklarin cogu
gecmiste olmayan hastaliklar. Kimyasallarin kullaniminin artmasi, bocek ilaclarinin ekinlerde kullanilmasi hepimizin zararina. Ve en onemlisi nukleer denemeler: nukleer bombalar dunyamizi ve uzerinde yasayan her canliyi hic olmadigi kadar tehdit altinda birakmaktadir. Bir cok kisi evsiz, cocuklar sokaklarda dileniyor, bazilari ise fahiselik yapmak zorunda kaliyor. Yagmacilar ve talancilar ise yukseliste. Sokaklarda gunduz gozuyle oldurulen insanlar, insan kacirmalar, gasp, okullarda toplu katliamlar, cocuklarini olduren aileler, ailelerini olduren cocuklar, kendi oz cocuklarina tecavuz eden aileler. Butun bu olanlar zehirlenmenin sonucu. Saygi diye bir sey kalmadi;daha dogrusu hayata saygi kalmadi. Otoriteler kendilerini satiyor. Adalet alinip satilabilen bir mal haline geldi…Hepimiz esitiz, bizler dunyanin cicekleriyiz, farkli bedenlerde, kokularda, renklerdeyiz. Ama hepimiz O'na dogru bakiyoruz ve degisik danslarla, muziklerle, seremonilerle ibadet ediyoruz. Hepimiz O'nun cocuklariyiz, gorup goremedigimiz, hissedip hissedemedigimiz herseyi O yaratti. Iyi olmamiz icin bize akil ihsan eyledi. Her renkten erkek ve kiz kardeslerim, hep beraber birlik olursak gucu elinde tutan yoneticiler, politikacilar, is adamlarina su mesajlari verebiliriz: savasa hayir, bombalara hayir, olumlere hayir. Hep beraber bir fark yaratabiliriz.
22 Mayis 2007 - 5 Ahau bizim buyuk babamizin gunu. O hepimizin uzerinde parildiyor, ayrimcilik nedir bilmez, yolunu asla kaybetmez, kendi onune veya arkasina asla gecmez. Bize sicaklik verir, hayat verir. Tek gunes, tek hava, tek su, tek Toprak Ana. 22 Mayis 2007 Buyukbaba Gunes'in gunu, Buyukanne Ay'in gunu. Maya kehaneti soyle der: "Kalkin(yukselin) , hepiniz kalkin(yukselin) , hic kimse
arkada kalmayacak sekilde yukselin, hep beraber bir kez daha geldigimiz yeri, ozumuzu gorecegiz"
Alejandro Cirilo Perez Oxlaj/ Wandering Wolf
Guetemala Ulusal Maya İhtiyar Heyeti Meclisi Başkanı
Xincas and Garifunas of Guatemala
Not: Don Alejandro’nun bildirisinin tamamını okumak için: http://www.calleman.com/content/DonAlejandro.htm

Yorumlar
Yeryüzü kitaplığındaki en basit masal bile sadece hayret uyandırmak için yazılmış olmasa gerek. Kutlanası çabanız bir mite yeniden anlam veriyor, hem de salt 'haklı' değil artık 'hayati' bir amaç uğruna. İleti umarım en kısa zamanda adresine ulaşır. Gökyüzünün evine dönmesiyle başlasın iyileşme, gemi hiç demir almasın, tanrıçanın kucağında olmak bir ayrıcalık olmasın.
'Aşağıdan' yaşamın kuru bir 'hayatta kalma' pratiği olmadığı dokunulmamış dünyaya selamlar & iyi şanslar.
Posted by: Mutlu Yetkin | May 23, 2007 7:30 PM
Türkiye sınırına yalnızca 16 km mesafede yer alan Ermenistan'daki Metsamor Nükleer Santralı, Iğdır ve bölgesi için büyük bir tehlike oluşturmaktadır. 1988 yılında yaşanan Erivan depremi sonrasında kapatılan ve güvenli olmadığı gerekçesi ile 7 yıl boyunca çalıştırılmayan santral, Ermenistan'ın elektrik sıkıntısı bahanesiyle 1995 yılında yeniden faaliyete geçirilmiştir.
Posted by: doğan aras | May 25, 2007 1:01 PM
DÜNYADAKİ EN BÜYÜK İNSANLAR SİZLERSİNİZ NE MUTLU Kİ AİLELERİNİZ SİZLER GİBİ EVLATLAR YETİŞTİRMİŞ.SAYYGI DUYULUP ELLERİ ÖPÜLECEK İNSANLRSINIZ.NUH'UN GEMİSİNİ YAPMAK BU KONU İÇİN EN GÜZEL DÜŞÜNCE.ÇOCUKLARIM BAŞAK,BERFİN EŞİM FATMA VE ŞAHŞI MADINA BÜTÜN UĞRAŞLARINIZI CANI GÖNÜLDEN DESTEKLİYORUZ.BİZE DÜŞEN BİR GÖREV OLURSA SEVE SEVE CANIGÖNÜLDEN YAPARIM.SAYGILARIMLA.ALPASLAN BUDAKÇI
Posted by: alpaslan | May 27, 2007 8:55 PM