Main | June 2007 »

May 2007 Archives

May 18, 2007

Ağrı’dan Gozde - Weblog Yazısı - 1

Aşağıdaki metnin yazarı olan Gözde, bir süredir dünya gezegeninde yaşamaktadır, 8 yıldır Greenpeace gönüllüsüdür, bir dönem çevre mühendisliği bölümünde okumaya çalışmış fakat başarılı olamamıştır. Greenpeace ile birlikte pek çok farklı projede çalışmış, özellikle toksik maddeler kampanyasıyla ilgilenmiştir. Şu anda ise Greenpeace'in Ağrı Dağı'nda yürüttüğü Nuh'un Gemisi Projesi'nde marangoz işçisi ve problem çözücü olarak görev yapmaktadır.

Continue reading "Ağrı’dan Gozde - Weblog Yazısı - 1" »

Ağrı’dan Gozde - Weblog Yazısı - 2

430Pic.jpg
Dün çalışma bölgemize gelen toprak ağası bizden projeyi durdurmamızı ve gemiyi kendi köyünün sınırları dahilinde bulunan bir başka bölgeye taşımamızı istedi. Elime uzattığı kartvizitin üstünde “Ağrı Dağı'nın sahibi” yazıyor. Korkusu ise gemiyi yerleştirmeyi planladığımız bölgenin popüler bir tırmanış rotası haline gelmesi, dağ turizminin yönünün onun topraklarının olduğu bölgeden geminin olduğu tarafa kayması. Derdimizi anlatmaya çalışırken birden telefona sarılıyor, Ağrı'lı bir milletvekilini arıyor, konuşmaya başlıyorlar ve telefonu bana uzatıyor. Neyse ki milletvekili sağduyulu bir adam, birkaç dakika sohbet ettikten sonra birbirimizi anlıyoruz, iyi dileklerden sonra telefonu kapatıyoruz ve ağayla tartışmaya devam ediyoruz. Bu tartışma bir saat kadar devam ediyor ve belgesel ekibi tarafından filme alınıyor. Konuşmada herhangi bir ilerleme kaydedemeyince ağa tekrar geleceğini söyleyerek adamlarını alıp yanımızdan ayrılıyor.

Continue reading "Ağrı’dan Gozde - Weblog Yazısı - 2" »

Beş Dakkada Değişir Bütün İşler...

Bir süredir yazamadığım Ağrı günlüğüme kaldığım yerden devam ediyorum. En son Cumartesi'de kalmışım. 5 gün gücünde uzun bir yazı olacak sanırsam.

Cumartesi günü sağanak yağışa rağmen dağda tüm hazırlıklarını tamamlayan ekip, Pazar sabahı saat beşte uyanıyor. Hepimizde beş karış surat, ayılmaya çalışıyoruz. Eşyalarımızı hazırlıyor, hızlıca kahvaltımızı ediyoruz. Sabah 6 gibi atlara yüklenecek eşyaları ve keresteleri hazırlamaya başlıyoruz. Tüm hazırlığın bitmesi iki saatimizi alıyor. Eşyalarımızı yüklenip atlarla buluşma noktamıza doğru yola çıkıyoruz, kısaca gün şimdi başlıyor.

Dağın eteklerinde 30 tane at, her atın başında birer atçı ve üç tane de at yavrusu karşımıza çıkıyor. Bu manzara kelimelerle anlatılamayacak kadar güzel. Oğuzhan'la neredeyse her gün yaptığımız “Ağrı Dağı ortamları ve orta dünya arasındaki belli başlı benzerlikler” başlıklı muhabbetimiz bu manzarayla somutlaşıyor. Evet, adamlar Rohan'dan gelmişler.

Continue reading "Beş Dakkada Değişir Bütün İşler..." »

Ağrı Dağı’nda...

Pınar Tarafından,

Selam! Ben Pınar. 25 yıl önce doğmayı seçtiğim Dünya gezegenin, insan tarafından Türkiye adı verilmiş sınırları içinde, gezegendeki milyonlarca insan gibi senelerce fütursuzca yaşadıktan sonra bir gün Greenpeace Türkiye ofisinin köklü elemanlarından ve şu anda yönetim kurulu üyesi olan Melda’nın Topkapı Sarayı’nda küresel ısınmayla ilgili yaptığı bir sunumu dinledim, ve Dünya gezegeninin sandığımdan daha az ömrü kaldığını tüm duyu organlarımla dehşetle algılayarak soluğu Greenpeace’te aldım. Neden mi Greenpeace de başka bir Sivil Toplum Kuruluşu (STK) değil? Sezgisel çekilimimin dışında, bunun kişisel olarak önemsediğim en büyük sebebi Greenpeace’in tamamen bağımsız bir STK oluşu ve bu yüzden hiç bir devlet, politik parti, kurum ve şirketten bağış kabul etmemesi, sponsor istememesi ve tamamen kişilerin bireysel maddi, manevi destekleriyle ayakta kalması. Bundan böyle Gözde’yle birlikte Ağrı Projesi maceralarını blogda sizlerle paylaşıyor olacağım

Continue reading "Ağrı Dağı’nda..." »

Flora ve Dünya’nın Geri Kalanı

Pınar Tarafından,


Dün sabah ilk bloğumu yazma işini bitirir bitirmez işe koyuluyoruz. İlk olarak gelen gazetecilerle röportaj yapmak ve onlara projeyi tanıtmak var. Buradaki yerel gazeteler projeyle oldukça ilgililer. Köylülerin de ilgisi yadsınamaz. Yakındaki bir köyde yaşayan Kemal kamp korucumuz. Kemal 8 çocuk babası bir Iğdırlı. Evlendiğinde kendisi 15, karısı 11 yaşındaymış. O ve ailesi, çalışmalarımızla oldukça ilgililer. Geminin önündeki merdivenin inşası sırasında Katelin ile taş taşırken bir de bakıyoruz ki, Kemal’in kızlarından üçü bize yardım etmeye başlıyorlar. İsimleri (küçükten büyüğe doğru J); Pervin, Kezban ve Necla. Hepsi dünya tatlısı, sessiz sakin ve sorumluluk sahibi. Bir ara Serkan’ı onlara küresel ısınmayı anlatırken buluyorum. Ülkenin öbür ucunda, çocuklara ve insanlara çevre bilincini az da olsa verebilmek, o tohumları ekebilmek harika bir şey.

Continue reading "Flora ve Dünya’nın Geri Kalanı" »

May 19, 2007

Kerestelerin Efendisi – Marangoz Kardeşliği Episode 4

Günaydınlar olsun, hoşgeldiniz, çok teşekkür ederiz, estağfirullah, o sizin iyi niyetiniz, burada mı yaşıyorsunuz?, hatıra fotoğrafı mı?, lafı mı olur, hoşçakalın, yine bekleriz; gazeteciler, röportajlar, bundan sonra sen listeyi tut, ben röportajları yapayım, harika; organizasyon, koordinasyon, kimler geliyor, kim gidiyor, yemek organizasyonu, duş çadırını bugün mü yapsak; bu kişiler kahve ısmarlamıştı, bunlar da çikolata, hepsini aklında tut; havaalanından insan karşılamaca; sorun mu çıktı, bu kadar paraya ben Van'a giderim hocam yok mu bi oluru?;

Continue reading " Kerestelerin Efendisi – Marangoz Kardeşliği Episode 4" »

Ağrı Dağı’nda Karlar Nihayet Erirken…

Pınar Tarafından,

Koyluler kar toplarken


Kampta 4. gün. Gemi inşaası son sürat devam ediyor. Çatısı bitti. Kutlaması yapıldı. Bugün dış kaplaması eklenmeye başlandı. Sabah Kaitlin’i uğurladık. İstanbul’a döndü. 3 ay önce başladığı dünya turuna devam edecek. Dünya turunu anlatıyor bize. Bir gün nasıl ansızın içindeki bastırılamaz dürtüyle yollara koyulduğunu ve soluğu önce Tayland’da, ardından Hindistan’da ve şimdi de Türkiye’de aldığını anlatıyor. En yakın arkadaşı Mo, Susan Griffith’in “Dünya’da Yolunuzu Çalışarak Bulun” adlı kitabını satın alıyor. Dünya’nın çeşitli yerlerindeki organik tarım yapan tarlalarda çalışarak, seyahat edebileceklerini keşfediyorlar. WWOOF-Willing Workers On Organic Farms (Organik Tarlalar İçin İstekli İşçiler) adlı organizasyonla bu kitapta tanışıyorlar.

Continue reading "Ağrı Dağı’nda Karlar Nihayet Erirken…" »

May 21, 2007

Yüzümdeki Arı

Pınar Tarafından,

‘Nuh’un Kampı’nda 5. gün. Bugün, kampımıza, oybirliğiyle ‘Nuh’un Kampı’ adını verdik. Dağ manzarasında harika bir kahvaltının ardından, Gerwald ve Oğuzhan’la birlikte Doğu Beyazıt’a doğru yola koyuluyoruz. Beni, bloğumu yollamam için internet cafeye bırakıp, Wolfgang (genel proje koordinatörü) ve Erkut’u (Türk ofisi lojistik koordinatörü) almak için Van’a devam ediyorlar. Bloğumu yolladıktan sonra yaklaşık 4 saatlik bir boş vaktim var. Bir haftadır duş almıyorsanız, zaman öldürmenin en verimli şekli nedir? Özellikle Türkiye’de? Evet! Türk hamamı, tabiki. Güneş enerjisiyle çalışan duşlarımız gümrükte takılı kaldığı için 1 hafta boyunca yıkanamayarak kendi kişisel rekorumu kırmış bulunuyorum ve son sürat hamamın yolunu tutuyorum. Hamam’da hoş 1 saat geçirip kendimi derinlemesine temizliyorum. Hayat çok güzel! Ve temiz! Hamamı huzur ve uyumla terk ettikten sonra vejeteryan öğle yemeğimi yemek için börek dükkanına dalıyorum. Bir vejeteryan olarak kamp dışında fazla bir yemek seçeneğim yok.

Continue reading "Yüzümdeki Arı" »

Marangoz Kardeşliği Episode 5

Günlerden Pazar; dünya isimli gezegen güneş isimli yıldızın etrafında dönmekte, güneş doğudan doğmakta, marangoz kardeşliği güneşin doğuşunu bu ülkedeki herkesten önce görmektedir.

Gösteri toplumunun bitmek bilmeyen enerji açlığını doyurmak için harcanan zamanlarda, savaşlar çıkmakta, hava zehirlenmekte, toprak kirlenmekte, denizler ölmekte, yaşayan herşeyin hayatına tecavüz edilmekte, paralar harcanmakta, yalanlar söylenmekteyken, insan daha fazla iletişebilmek, daha uzaklara gidebilmek, daha güzel evlerde yaşayabilmek, daha çok tüketebilmek amacıyla hep daha fazla enerji kaynağı arayışındayken; marangoz kardeşliği her akşam ısınmak amacıyla Nuh'un Gemisi'nden artan tahta parçalarıyla ısınmakta, içme suyunu yüzlerce kilometre öteden değil, civar köylerden sağlamakta, geminin neredeyse tüm işini marangozların kullandığı el aletleriyle yapmaktadır.

Sabahın köründe zorla yatağından kaldırılan, zorla işe gönderilen, tüm haftayı hafta sonu tatilini bekleyerek geçiren modern insan, sabah dokuz – akşam beş cenderesinde kendi hikayesini yazarken; marangoz kardeşliği haftanın her günü, sabah yedide çalışmaya başlamakta, akşam yedi paydos saatinde elinde iş aletleri, mutlulukla çadırına dönmektedir.

Continue reading "Marangoz Kardeşliği Episode 5" »

May 23, 2007

8. Altdünyanın 5.Gündüzü

Pınar Tarafından,

Yeni bir güne uyabıyorum… Saat 06:30. Dışarıdaki muhteşem dağın günü selamladığını bilerek uyuyamıyorum. Çadırımdan dışarı çıkıyorum. Su tankına gidip, yüzümü yıkıyorum ve kendime harika bir fincan kahve yapıyorum. Hayat Ağrı’da çok güzel! Gemiye doğru bakıyorum. Tüm güzelliğiyle bana bakıyor; yarısı tamamlanmış; yarısı boş yarısı dolu hikayesinden ben yarısı doluyu seçiyorum ve gemiye doğru gidiyorum. Küçük tepeyi tırmanıp geminin içine giriyorum. Tam düşündüğüm gibi, metal bir merdiven geminin çatısına dayanmış beni bekliyor. Elimde kahvemle çatıya tırmanıyorum ve varolma rahatlığıyla oturuyorum… Manzara! Anlatmak için kelimelerin kifayetsiz kaldığı manzara. Solumda, karla kaplı Ağrı Dağı, sağımda irili ufaklı dağlar, tepeler, koyun sürüsü, çoban, alabildiğine yeşil tarlalar… Güneş bugün pırıl pırıl…Saat 07:00… 22 Mayıs 2007. Maya Takvimi’nde 8.Altdünyanın 5.Gündüzünün orta noktası. Beşinci Gündüz 24 Kasım 2006’da başlamış olan 260 günlük bir dönem. Maya Takvimi’ne göre, bu 260 günlük döngü, bütün evrim tarihinin en parlak döngülerinden biri olarak kabul ediliyor. Orta nokta ise, (ki o bugün) onun en tepe noktası.

Continue reading "8. Altdünyanın 5.Gündüzü" »

May 24, 2007

Ve Karşınızda Güneş Duşları!

Pınar Tarafından,

copyright: Thomas


(Oğuzhan omuzlarıma masaj yaparken günün yorgunluğunu uğurluyorum... Saat 20:58. 23 Mayıs 2007. Hani vardır ya o ilk cümle.... Gelmez bir türlü aklına. Anlatacak bir sürü şey vardır halbuki. Konuşarak anlatırsın da bir çırpıda, yazarken gelmez bir türlü.)

Bugün büyük bir gündü kamp için. 2 hafta boyunca gümrükte takılı kalan güneş duşlarımızı nihayet ilk defa kullanıyoruz. Önce duşları inşa etmemiz gerekiyor. Bu noktada imdadımıza tabi ki yine Timo yetişiyor. Timo depo sorumlumuz. Daha doğrusu elinden her iş gelen, çok amaçlı, çok kullanımlı, her eve lazım bir şahıs. Odun, kereste ve branda kullanarak duşun dış cephesini Aslıhan, Oğuzhan, Gözde, ben ve tabi ki olmazsa olmaz Timo’yla birlikte kurduktan sonra, muhteşem güneş duşumuzu da monte ediyoruz. Gayet ilkel ama bir o kadar da basit ve kullanışlı bir sistemle, çevreye zarar vermeden ve sadece 10 lt. suyla nasıl duş alınır hep birlikte şahit oluyoruz.

Continue reading "Ve Karşınızda Güneş Duşları!" »

May 26, 2007

Ağrı Dağı'na Tirmanmak

Pınar Tarafından,

Bugün, tırmanış takımından Beate, Gerwald ve danışmanımız Uçman Bey ile röportaj yaptım. Beate ve Gerwald, 21 Mayıs’ta Mustafa, Cemal ve Cemal’in arkadaşlarıyla birlikte hayatlarında ilk defa Ağrı Dağı’na tırmandılar. Cemal bizim kamptaki aşçımız ve sağ kolumuz. Ağrı Dağı 2002 yılında tırmanışa açıldığından beri dağa tırmanıyor. Deneme tırmanışının iyi geçtiğini fakat zaman zaman zorluk yaşadıklarını söylüyorlar. Özellikle aşırı soğuk ve rüzgarın onları çok zorladığını, bu yüzden 5000 metreye kadar çıkabildiklerini, asıl tırmanışta zirveye kadar çıkmayı umduklarını belirtiyorlar.

Continue reading "Ağrı Dağı'na Tirmanmak" »

May 27, 2007

Elif tarafından,

-hello!
-hello canım sana da
-anaa bu hello değilmişşş...

16 saat süreceği söylenen fakat, Erzurum'daki bir köprü yıkılması, yol üstünde de heyelan olmasının ardından 22 saat süren Ankara-Doğu Bayazıt yolculuğundan sonra nihayet buradaydık. Daha sonra vakit olmaz diye gelmişken hemen İshak Paşa Sarayı'nı görelim diye sırt çantalarını otogara bırakıp sarayı işaret eden tabelayı takiben yürümeye başlamıştık ki yolumuzu Greenpeace minibüsü kesti. Ah beeee... enselendik çok fena. Hemen yakamızdan tutulup minibüse atılmak suretiyle kamp alanı için günlük alışverişi yapıp yukarı çıkartıldık. Her şey yolunda. Gemi epeyce ortaya çıkmış, marangoz ekibi kan ter içinde. “Her türlü işi yapmaya hazır geldim” diyorum, “Bana iş verin!”. “Merak etme” diyorlar “İşler geliyor.” Akşam yemeğinden iki saat önce harika bir yağmur başlıyor, sonrasında da akşam güneşiyle birlikte iki tane gökkuşağı. Evet, her şey yolunda...

Continue reading "Elif tarafından," »

May 29, 2007

Şirinler İklim Değişikliğine Karşı

Gözde tarafından,

Eskilerde, denizin deniz, toprağın toprak, havanın hava olduğu zamanlarda; hassas ve kırılgan yaratılışlı insan yaratığı, içinde yaşadığı dünyanın karmaşasından korktu, varolabilmek için zekasını kullanması gerektiğini farketti. Vahşi hayvanlardan korunabilmek için sivri uçlu mızraklar yarattı, barınabilmek için tahtadan evler yarattı, meyve toplayabilmek için sepetler yarattı. Daha fazla yemek ihtiyacı duyduğundan tarım yapmayı öğrendi, tarlalar yarattı, tarlaları sürebilmek için sabanlar yarattı, ekinleri biçebilmek için oraklar yarattı. Bir süre herşey yolunda gitti, insanlar yerleşik hayat düzenine geçti, herkesin belli bir evi, hayvanları, tarlaları oldu. Ancak hikayemizin ana konusu olan “dünya” isimli gezegenin kronik hastalıkları da bu dönemde başladı. Yerleşik hayat düzenine geçen insan, yaratılışının en büyük tuzağına düştü ve herşeyin daha fazlasını istemeye başladı. Daha büyük bir tarla, daha çok hayvan, daha büyük evler istedi. Aradan uzuun uzun yıllar geçti, çevresine uyum sağlamak amacıyla geliştirdiği zekası kontrolden çıktı, gittikçe daha fazla doğadan, yani kendinden uzaklaştı, kim olduğunu, burada ne yaptığını unuttu, kendini evin sahibi sandı, eskiden korktuğu herşeye karşı büyük bir savaş başlattı. Ağaçları kesti, hayvanları öldürdü. Betondan evler, yollar yaptı, doğal elementlerden doğal olmayan bileşikler yaptı, ormanları kesti, denizlerin kenarına, şehirlerin içlerine fabrikalar yaptı, zehirlerden yiyecekler, elbiseler, evler, hayvan öldürücüler, oyuncaklar, iletişmeye yarayan aletler yaptı ve onlardan zehirlendi. Kendi yarattığı bu karmaşa içinde kayboldu, özünden iyice uzaklaştı.

Continue reading "Şirinler İklim Değişikliğine Karşı" »

May 30, 2007

Çernobil Nükleer Santrali - Uzaklık: 1500 km

Açılışa 2 gün kala; marangoz kardeşler tam hız çalışmakta, yağmur çiseliyor dışarda, ben çadırda yana yana blog yazıyorum. Rainer ve Sergej ile yaptığım röportajı deşifre edip, toparlamak 2 saatimi alıyor. Konu: Çernobil...

Continue reading "Çernobil Nükleer Santrali - Uzaklık: 1500 km" »

May 31, 2007

Metsamor Nükleer Santrali - Uzaklık: 16 km

Pınar tarafından,

Bugün, Iğdır’daki bazı STK’lardan konuklarımız var. Uzun zamandır Iğdır gündeminden düşmeyen bir konuyla geliyorlar. Metsamor Nükleer Santrali. Iğdır’dan 16 km., İran’dan 60 km., Erivan’dan 28 km., Gürcistan ve Azerbaycan sınırından ise sadece 150 km. uzaklıkta bulunan bu santral, 1970 yılında Ermenistan’ın Metsamor şehrinde kurulmuş.

Continue reading "Metsamor Nükleer Santrali - Uzaklık: 16 km" »

About May 2007

This page contains all entries posted to Energy Revolution - a Greenpeace climate change blog in Turkish in May 2007. They are listed from oldest to newest.

June 2007 is the next archive.

Many more can be found on the main index page or by looking through the archives.

Powered by
Movable Type 3.33